AYIPLI MALDA(OTOMOBİL ve ARAÇTA) TÜKETİCİ HAKLARI 01.03.2017

AYIPLI MALI İADE EDEREK YENİSİNİ VEYA BEDELİNİ İSTEMEK TÜKETİCİNİN HAKKIDIR


ÖZET: Öncelikli şu hususu belirtmeliyim ki; birçok firmanın kullanma kılavuzunda yazdığı gibi ayıplı malın öncelikle tamir için 2 veya 3 defa servise girmesi, tamiri mümkün olmadığı taktirde malın değiştirilmesi v.s gibi bir seçenek tüketicinin tek ve öncelikli seçeneği değildir? Kullanım kılavuzlarında yer alan bu ibare doğru fakat eksiktir. Daha doğrusu tamiri veya değiştirmeyi veya bedel iadesini seçme hakkı firmalara değil tüketiciye tanınmış tercih haklarıdır. Bu konuda birçok mahkeme kararı vardır.  (Bu mahkeme kararlarının bazıları aşağıda ve ektedir)

 

Tüketici ayıplı mal ile karşılaştığında derhal malın ayıpsız yenisi ile değiştirme hakkını, ayıplı malı iade ile parasının iade hakkını ve yine isterse tamir hakkını kullanmakta tamamen serbesttir.  Ayıplı mal satan firma ile müteselsil sorumlu olan ithalatçı-imalatçı firma bu talebi derhal yerine getirmekle yükümlüdür. Aksi halde tüketici mahkemelerine müracaatla ayıplı malın iadesini ve değiştirlmesini talep edebilr ve ayıplı maldan kurtulabilirisiniz. Dava kazanıldığı taltirde mahkeme kararı ile tüketici-davacı tarafından yapılan dava masrafları da satıcılara-ithalatçılara yüklenecektir.

 

21.yüzyılın gelişen teknolojisi ve bununla birlikte artan, boyut değiştiren ve gittikçe karmaşıklaşan “alış-veriş” ilişkileri beraberinde değişik ve karmaşık hukuki problemlerin de ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Sistem hukuku gelişen toplumsal ilişkilere karşı kendini yavaşta olsa geliştirmekte ve dev sermaye şirketlerine karşı bireylere bazı haklar tanımak zorunda kalmaktadır. Bu haklar tabi ki serbest piyasa ekonomisi ve sermaye sisteminin devamı için tanınması mecburi bazı haklar da olsa; kullanılmakta daha cesur davranılarak ve halka anlatılarak yaygınlaştırılmalı ve geliştirilmelidir. Tüketici hakları halkın hak arama mücadelesinin bir parçası olmalıdır.

Bu amaçla ve dev şirketlere karşı yavaşta olsa gelişen bireyin ekonomik hakları çerçevesinde ele alınabilecek tüketici haklarının önemi gün geçtikçe daha da fazla ortaya çıkmaktadır. “Tüketici” olarak tanımlanan ve bu şekilde koşullandırılarak konumlandırılan bireyin, tüketirken almış olduğu mal ve hizmetlerle ilgili ortaya çıkabilecek şikâyetlerini hakka dönüştürebilmek için “tüketici hakları” gerekli görülmüştür.

"Hak Arama Kültürü" ve “Bilinçli Tüketici"
Kapitalist sistem, ürettiği ürünleri insanlara sunmadan önce ayıplı olup olmadığını ezcümle insan sağlığına uygun olup olmadığını, herhangi bir kaza riski taşıyıp taşımadığını denetlediğini iddia etse de, özellikle Türkiye'de tüketicilerin haklarını doğru yöntemlerle aramamaları nedeni ile piyasaya ayıplı mal arzı çok fazladır. Otomobiller ayıplıdır, makineler ayıplıdır, bilgisayarlar ayıplıdır, hatta konutlar bile ayıplıdır. Bu ayıplı mallar maddi kayıplara neden olmanın yanında insan sağlığını tehlikeye sokar boyutlara dahi ulaşmaktadır. Fakat ayıplı çıkan bir malla karşılaşan vatandaş en fazla ayıplı malı aldığı yere veya servise götürüp tamir edilmesini beklemektedir. Bu tamirlerinde birçoğu düzgün yapılmamakta “üretim hatalı olan malın” tamiri ile tüketici oyalanmakta ve garanti sürelerinin dolması sağlanmaktadır. Tüketici de bir süre sonra bu ayıplı malı bir başka kişiye satarak v.s bir şekilde elden çıkarmaya uğraşmakta ve "kandırma zinciri" bu şekilde devam etmektedir. Oysa ayıplı çıkan malın -ister açık ayıp olsun ve derhal fark edilsin, ister gizil ayıplı olsun ve 1 kaç sene sonra ortaya çıksın- bu ayıp nedeni ile satıcıya başvuran ve ayıplı malın derhal değiştirilmesini veya ayıplı malı iade ile satış bedelinin geri alınmasını talep eden tüketici sayısı çok azdır. Talep eden olsa da satıcıların kıvrak zekası ve ısrarı ile tüketici kandırılarak bu talebin yasal olarak mümkün olmadığına ikna edilebilmektedirler. Oysa bu konuda kararlı olan ve üretim hatasından kaynaklanan ayıpla karşılaşır karşılaşmaz derhal ve ilk talepte ayıplı malın ayıpsız yenisi ile değişimini veya ayıplı mali iade ile ödenen satış bedelinin iadesinin sağlanması gerektiğini belirten bir çok Yargıtay Kararı bulunmasına rağmen, bu hak kullanılamamaktadır. (Bakınız aşağıdaki Yargıtay Kararı) Türkiye'de "hak arama kültürü" yaygınlaşmaması ve "ne uğraşıyorsun kardeşim mahkeme kapılarında" anlayışı yaygın olduğu için memleket ithalatçılar, üreticiler ve satıcılar için ayıplı mal cenneti durumundadır.

 

Tüketici haklarını kullanırken ortaya çıkabilecek problemler nedeni ile genel bir değerlendirme yapmak üzere bu makale kaleme alınmaya çalışılmıştır.

 

Tüketici hukuku kapsamında da iyi niyet eski Medeni Kanunun lafzı ile “hüsnüniyet” esastır. (M.K.m.2) Tüketici iyiniyetli olmalı ve bu iyi niyetin yanında bu haklılığını ispatlayacak vasıtalara sahip olmalı ve usulüne uygun hareket etmelidir. Yani bazı yasal usullere uymak gerekmektedir. Tüketici hukuku da belirli bir hukuki seremoninin parçasıdır. 


Tüketici satın aldığı malın ayıplı çıkması durumunda neler yapmalıdır?
Örneğin, alınan mal bir otomobildir ve otomobilin kapısı farklı renkte, tavanı farklı tondadır ya da motordan veya başka bir yerlerden bir takım sesler gelmekte, ya da başka problemler vardır.

 

Yeni bir mal alındığında alınan mal öncelikle ayıp bulunup bulunmadığı konusunda dikkatlice kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu kontrol esnasında gerektiğinde bir uzmanın yardımı alınması gerekir. Yapılan kontrol neticesinde açıkça görülebilen veya anlaşılabilen problem veya problemler satıcıya derhal bildirilmelidir. Önceden bu bildirimin satın alınma tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde yapılması gerekmekteydi. Ancak yeni yapılan kanunuh değişikliği ile artık malın satıl alınmasından itibaren ilk ay ay içerisinde meydana gelen probblemlerin satın alma esnasında mevcut olduğu kabul edilmektedir. Tüketicinin Korunması Hakkından Kanun bu şekilde tüketici lehine bir karine ihdas etmiştir. İspat yükğ başlıklı 10.maddenin birinci fıkrası aynen şöyledir: 

(1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. 


Bunun yanında tüketici malı ayıplı olarak satın aldığı veya satış esnasında ayıptan haberdar olduğu satıcı tarafından iddia ve ispat edilebiliyor ise satışın bir ayıplı satış olduğu ileri sürüülemeyecektir. 

Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır.

Buna rağmen tüketicinin vakıf olduğu bütün ayıpları derhal satıcıya yazılı olarak iletmesinde büyük fayda olacaktır. Ayıp ihbarının noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü mektupla yapılması şekil zorunluluğu bulunmasa da ispat açısından gereklidir. 

 

Ayıplı Malda tercih hakkı tüketicinindir:
Öncelikli şu hususu belirtmeliyim ki; birçok firmanın kullanma kılavuzunda yazdığı gibi ayıplı malın tamir için 2 defa servise girmesi, tamiri mümkün olmazsa malın değiştirilmesi gibi bir seçenek tüketicinin tek ve öncelikli seçeneği değildir? Kullanım kılavuzlarında yer alan bu ibare doğru fakat eksiktir. Daha doğrusu ayıplı malın ücretsiz onarılması tamiri, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya satışın iptali ile satıcıya ödenen satış bedelinin iadesini isteme seçenekleri firmalara değil tüketiciye tanınmış seçeneklerdir. Tercih hakkı tüketiciye tanınmıştır.

 

Tüketici malın ayıpsız yenisi ile değiştirme hakkını, ayıplı malı iade ile parasının iade hakkını veya  yine isterse tamir haklarından birisini seçmek ve kullanmakta serbesttir. (6502 sayılı TKHK m.11)

Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir.  

Tüketicinin seçimlik hakları

MADDE 11 – (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.


Öncelikli seçenekler ayıplı malın alınması ve yerine hiçbir ücret almadan ayıpsız aynı maldan verilmesi veya ayıplı malın alınarak satış bedelinin aynen iade edilmesidir. Ayıplı mal ilk talepte ayıpsız yenisi ile değiştirilmek mecburiyetindedir. (Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 2006/1452 E. 2006/5312 K. Sayılı kararı) Bu kural açısından ayıplı malın 1 lira değerinin olması ile yüz bin lira değerinde olması arasında hiçbir fark yoktur. Malın boyutlarının küçük veya büyük olmasının arasında da hiçbir fark yoktur. Şu firma ile bu firma arasında da bir fark yoktur. Tüketiciler, bazı firmaların "bizim böyle bir uygulamamız yok, verin servise gönderelim veya bırakın tamir edelim, parçasını değiştirelim, fabrikaya geri gönderip, tamir ettirelim, boyattıralım v.s" cevaplarına aldırmamalıdır. Firmalara göre kanunlar farklı değildir. Bilinmelidir ki tercih hakkı tüketicinindir. Bu nedenle tüketiciler haklarını kullanmakta ısrarcı olmalıdır. 

 

Kural ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi veya ayıplı malın iade alınarak satış bedelinin iade edilmesidir. (6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 11) Bu işlem için ayıplı malın ikiden veya 3 'ten fazla tamire girmesi ve saire ye gerek yoktur. Hatta tüketici malı tamire verdiği takdirde malın yenisi ile değiştirme hakkını zora sokmuş olmaktadır. Bu durumda tüketicinin tamir hakkını kullandığı kabul edilmekte ve tamir hakkını kullandığında ise malın yenisi ile değiştirilmesi veya bedel iadesi için aynı arızanın veya farklı arızanının tekrar gerçekleşmesi gerekmektedir. Tabi tüketici tamir hakkını kullanmasına rağmen azami tamir süresi geçmiş ise tkerar bedel iadesi veya ayıpsız misli ile değişim haklarını kullanabilecektir. 

 

24.04.2011 tarihinden sonra alınmış mal veya araçlarda malın tamirine başlanması durumunda değişim veya bedel iadesi hakkının tekrar gündeme gelebilmesi için ise Tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içerisinde en az dört defa veya imalatçı-üretici ve/veya ithalatçı tarafından belirlenen garanti süresi içerisinde altı defa arızalanmasının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması gerekmektedir.  (Değişik bent: 24/04/2011 - 27914 S. R.G. Yön./8. md.) (İş Günü: Ulusal, resmî ve dini bayram günleri ile yılbaşı, 1 Mayıs ve pazar günleri dışındaki çalışma günlerini, ifade eder.)

Şu anda yürülükte olan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğe göre ise ayıplı aracın tamirinden sonra aynı veya farklı arızanın ortaya çıkması ödenene bedelin iadesi veya ücretsiz değişim haklarını tekrar ortaya çıkarmaktadır. Ezcümle 2,3,4 veya 6 defa arızanın gerçekleşmesi değil tamire rağmen aracın tekarar arızalanması tekrar değişim ve bedel iadesi haklarını kullanmak için yeterlidir. 

Bu nedenle tüketici satın aldığı ürünü, malı, hizmeti her ne ise derhal kontrol edip var ise ayıplarını tespit etmeli/ettirmeli, teslim tutanağına ayıpları şerh düşmeli veya daha sonra gördüğü ayıplar için vakit geçirmeksizin derhal satıcıya, imalatçı veya ithalatçıya telgraf, fax, e-mail, iadeli taahhütlü mektup veya noter kanalı ile ihbar etmelidir.


Ayıbı ispat amacıyla tespit için birçok yol vardır. (Satın alınan alın malın servislerinde aracın başında durarak sadece sorunun ne olduğunun tespiti ve bunun yazılı olarak alınması, Hakem heyetlerine müracaat, mahkemeden delil tespiti v.s gibi) Tüketici bu ihbarda aynı zamanda tercihini de belirtmelidir. Satıcı talebi kabul etmediği taktirde, malın değerine göre Tüketici İl ve İlçe Hakem Heyetlerine başvurulması durumunda maldaki ayıp mutlaka tespit edilecektir. 

 

Akabinde ise, satın alınan malın ayıplı, arızalı, kusurlu, imalat hatalı v.s olması ve/ya bu durumun sonradan ortaya çıkması halinde (gizli ayıp) direkt olarak Tüketici mahkemelerinde malın değişimi veya bedel iadesi davası açılması da ihtarın etkisini doğurmaktadır.

Ayrıca tüketici mahkemesi tarafından yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin de ayıplı mal satandan tahsil edilmesine karar verilecektir.


 

Ayıplı Malın İadesi Sorunu

Ayıplı mal ve özel olarak da ayıplı araçlarla karşılaşan tüketicilerin “bedel iadesi” veya “ücretsiz değişim” haklarının doğabilmesi İçin ayıplı aracı ithalatçı, servis veya bayiine teslim ve iade etmesi koşulunun bulunup bulunmadığı hususu yargısal uygulamada tereddüt yaratmıştır. Yargıtay ilk zamanlarda aracın iade edilebilmesi ve bedel iadesi talep edilebilmesi için aracın fiilen iade edilmesi şartının aramakta ve bu koşul davadan önce yerine getirilmemiş ise ancak “satış bedelinden indirim” veya “ücretsiz tamir” hakkının kullanılabileceğini fakat ayıplı malı-aracı iade ile bedelinin tahsilinin mümkün olmadığına karar vermekte idi.

Servis, bayii ve ithalatçıların ayıplı aracı kendiliklerinden teslim almayacağı bir gerçek iken bedel iadesi için aracın iade edilmesi şartını aramak, tüketiciye yerine getiremeyeceği bir sorumluluğu yüklemek anlamını taşımakta idi. Çünkü hiçbir bayii, servis veya ithalatçı “evet benim yoğurdum ekşi” yani malım ayıplı diyerek ayıplı aracı teslim ve iade almamaktadır. 

Bu nedenle Yargıtay daha sonraki senelerde bu yanlıştan dönerek ayıplı aracın iadesi ve bedelinin tahsili davalarında “aracın fiilen davalılara iadesi edilmiş olması” koşulunu aramaktan vazgeçmiştir. Yani araç dava sonuna kadar tüketicide bulunsa dahi malın iadesi ve bedelin tahsili talep edilebilmektedir.

 

Aşağıdaki Mahkeme Kararları makalemizin özünü oluşturan ayıplı malın iadesi ve ayıplı mala ödenen satış bedelinin tahsili ile ayıplı malın ayıptan ari misli ile değişimi ile ilgilidir. Tüketici hukuku alanında yapılacak olan çalışmalar için örmek olarak verilmiştir.

 TÜRK MİLLETİ ADINA 

YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

İSTANBUL 5.TÜKETİCİ MAHKEMESİ KARARIDIR


                   T.C.

        İSTANBUL

5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ



ESAS NO: 2014/1466 

KARAR NO: 2016/2123


HAKİM: Hilal İPEKKAN  28101

KATİP: Betülay KARACA153747


DAVACI : G.C.  

VEKİLİ: Av. Y.A.

DAVALILAR : 1- D.O.PAZ. VE TİC. A.Ş. 

2- D.O.SERVİS VE TİC. A.Ş. 

VEKİLLERİ: Av. B.A

 DAVA: Ayıplı Mal


DAVA TARİHİ: 19/06/2014

KARAR TARİHİ: 27/12/2016

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 30/12/2016

Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan ayıplı mal davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.    

DAVA

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile, davacının 23/06/2011 tarihli fatura ile 51.929,49-TL bedel ödeyerek sıfır kilometre 34 .. .... plaka sayılı ... ..., marka aracı satın aldığı, aracın tesliminden bir süre sonra şanzıman ve diğer parçalardan kaynaklanan şikayetlerin başladığı, şanzımanın garanti kapsamında değiştirilmesine rağmen tekrar arızalandığı, aracın sekizinci servis girişinde yapılan kontrollerde şanzımanında arıza olduğu söylendiği, şanzımanın söküldüğü, keçelerden yağ kaçağı tespit edildiği, şanzımanın değişmesine karar verildiği, ancak aracın jantlarının uygun ve orijinal olmaması gerekçesi ile yeni şanzıman talebinin reddedildiği, eski şanzımanın takıldığı, aracın direksiyonunun 90 derece sağa-sola çevrildiğinde uğultu duyulduğu ve şanzıman arızasının devam ettiği, aracın jantlarının orijinal olmadığı gerekçesi ile yeni şanzıman ile değiştirilmemesi ve tamirat taleplerinin kabul edilmemesinin yerinde olmadığı, şanzımanın bir kez servis ortamında değiştirildiği halde bu kez jant bahane edilerek sorumluluktan kaçınmak istendiği, servisin müdahalelerine rağmen sorunun çözülemediği ve artık garanti süresinin sona erdiğinden bahisle araca müdahale edilmediği, arızaların devam etmesi sebebiyle davacının aracı kullanamadığı, araçta mevcut gizli ayıpların davalı tarafça bildirilmediği, ağır kusur ve hile ile gizlendiği, araçtaki problemin tam ve doğru olarak tespit edilmeyerek davacıdan gizlenerek garanti süresinin geçirildiği, problemin imalat hatasından kaynaklandığı, malın tamirinin mümkün olmadığı, aracın ayıplı olması nedeniyle birçok gün serviste kaldığı, davacının aracın serviste kaldığı günler ve kullanmadığı diğer günler için  kaybı olduğu bu zararında hesaplanması gerektiği bildirilerek dava konusu aracın davalılara iadesi ile tüm değiştirme/devir/satış vb işlem masrafları davalılara ait olmak üzere ayıpsız sıfır kilometre yenisi ile değiştirilmesine, davacının araçtan mahrum kaldığı günler için şimdilik 100,00-TL nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenmiştir.

SAVUNMA/

Davalılar vekili tarafından süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile ileri sürülen zamanaşımı definin yanı sıra, aracın 23/06/2011 tarihinde trafiğe çıktığı, 19/06/2014 dava tarihi itibarıyle 2 yıllık  garanti süresinin aşılması nedeniyle garanti kapsamında olmadığı, araçta ayıp/gizli ayıp veya üretim hatası bulunmadığı, araç üzerinde bir arıza var ise de, bu arızanın dava konusu aracın kullanılması sonucu zaman içerisinde oluşabilecek bir olay olduğu, otomobillerin kullanıldıkça yıpranan bir yapıya sahip oldğu, dava konusu aracın satılırken belirli bir garanti süresi ve kapsamı ile satıldığı,. Borçlar Kanun'da ver alan "ağır kusur" kavramının satıcının sattığı maldaki sorunu bilmesine rağmen alıcıya bu durumu bildirmeyerek satması durumunu anlattığı,.  dava konusu araçta 2 yıl boyunca kayda değer bir sorun çıkmadığından, davalı şirketin araçtaki ayıbın varlığını bilerek davacıya aracı satma durumunun oluşmadığı, ayıbın bu kadar süre gizli kalması mümkün olmadığı,.davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, aracın 27.05.2014 tarihli son servis kaydına göre 65.281 km yol kat ettiği, dava konusu araçta, Tüketici Yasası ve ilgili mevzuatta tanımlandığı şekilde herhangi bir ayıp bulunmadığı, aracın.25/07/2011 tarihinde 1545 km de sol ön çamurlukta ezilme şikayeti ile yetkili servise giriş yaptığı, çamurluğun hasar gördüğü, sigorta kapsamında değiştirilerek iade edildiği, .aracın,24/10/.2011 tarihinde 5.857 km de "vitesler geç atıyor, bagaj lambası yanmıyor ve ayna ısıtmaları kontrol edilsin'" istekleri ile Doğuş Oto Maslak servisine giriş yaptığı, yapılan incelemede araçta teknik olarak herhangi bir problem görülmediği, sistemin çalışma şekli davacıya anlatılarak, aracın sorunsuz olarak teslim edildiği, aracın 25/10/2011 tarihinde 5.896 km de "arka cam hasarlı" isteği İle Doğuş Oto Maslak servisine gelen aracın arka camı sigorta kapsamında değiştirilerek aracın teslim edildiği, 05/12/2011 tarihinde 7.972 km de "araç fazla yakıyor, sol ön koltuk oturak bölümü sağ köse yerinden çıkıyor ve çekis düşüklüğü var" istekleri ile ... Oto ... servisine giren aracın detaylı incelenmesinde, bahsedilen problemlerin görülmediği, konuyla ilgili davacının bılgilendirilerek aracın sorunsuz olarak teslim edildiği,09/02/2012 tarihinde 11349 km de "sol ön cam kırılmış, teyp çalınmış, torpidoya zarar verilmiş ve araç çalışmamış" istekleri ile Doğuş Oto Maslak servisine giriş yaptığı, yapılan incelemede aracın torpidosunun, ciddi hasar gördüğü, kapı camının kırık olduğu, klima ünitesinin kırıldığı, vites topuzunun zarar gördüğü, gösterge panel kaplamasının kırıldığının tespit edildiği,zarar gören parçaların sigorta kapsamında değiştirilerek aracın sorunsuz teslim edildiği,  31/05/2012 tarihinde 17543 km de "15000 km bakım yapılacak, komple rütus yapılacak ve yol bilgisayarı kontrol edilecek" istekleri ile ... Oto ... servisine giriş yaptığı, aracın yol bilgisayarının düzgün çalıştığının görüldüğü, aracın periyodik bakımı ve rötuş işlemleri de tamamlandıktan sonra aracın sorunsuz olarak teslim edildiği,04/06/2014 tarihinde 17824 km de "sol ön cam kırık, teyp çalınmış" istekleri ile Doğuş Oto Maslak servisine giriş yaptığı, aracın sol ön kapı camı ve cam fitili sigorta kapsamında değiştirilerek aracın sorunsuz olarak teslim edildiği,19/12/2012 tarihinde 31912 km de "34F2 servis aksiyonu vardır, 30000 km bakım yapılsın ve bazen gaz pedalına basınca soldan tak sesi geliyor” istekleri ile ... Oto ... servisine giriş yaptığı, yapılan incelemede aracın sol tarafından problem bir ses gelmediğinin görüldüğü,. Aracın periyodik bakımı ve servis aksiyonu yapıldıktan sonra  sorunsuz olarak  teslim edildiği, 28/01/2013 tarihinde 34830 km de "vites geçişlerinde titreme var" isteği ile ... Oto Maslak servisine giriş yaptığı,. Yapılan teknik incelemede aracın kavrama ünitesinde problem olduğunun tespit edilmesi nedeniyle,. kavrama ünitesinin garanti kapsamında değiştirilerek aracın yapılan testte herhangi bir problem görülmediğinden, sorunsuz olarak teslim edildiği, 02/03/2013 tarihinde 36899 km de "6. Viteste takılı kalıyor" isteği ile aracın ... Oto Maslak servisine giriş yaptığı,. Servis teknik personeli tarafından detaylıca incelenen aracın şanzımanının komple değişimine karar verildiği, garanti kapsamında aracın komple sanzımanının değiştirildiği, yapılan testlerde araçta hiçbir problem olmadığı görülerek, aracın sorunsuz olarak teslim edildiği, 30/07/2013 tarihinde 45495 km de "alarm montajı yapılacak" isteği ile ... Oto Maslak servisine giriş yaptığı,araca alarm montajı yapılarak  teslim edildiği, 12/09/2013 tarihinde 50669 km de "45000 km bakım yapılacak, araçta tekleme var şıkirtili çalışıyor ve rölantide yüksek çalışıyor" isteği ile ... Oto Maslak servisine giriş yaptığı, teknik incelemede aracın enjektörlerinin garanti kapsamında değiştirildiği, periyodik bakımı da yapıldıktan sonra, test sonrası araçta bir problem olmadığının görüldüğü,  sorunsuz olarak teslim edildiği, 23/05/2014 tarihinde 65037 km de "34F8 servis aksiyonu vardır, 60000 km bakımı yapılacak ve 3. viteste gaz yemiyor sarsıntı var" isteği ile ... Oto Maslak servisine giriş yaptığı,. yapılan detaylı teknik incelemede aracın viteslerinde herhangi bir teknik problem görülmediği, servis aksiyonu ve periyodik bakımı yapılarak aracın teslim edilmdiği,27/05/2014 tarihinde 65281 km de "3/5/7. viteslere araç geçmiyor" isteği ile Doğuş Oto Maslak servisimize giriş yaptığı, yapılan incelemede aracın kavrama ünitesinin değişmesinin gerektiği tespit edildiği, detaylı olarak incelendiğinde aracın üzerinde orijinal olmayan jant ve lastiğin takılı olduğundan.garanti kapsamında işlem yapılamayacağının davacıya iletildiği, .davacının işlemlerin garanti kapsamında olmaması durumunda aracını servisten alacağını beyan ederek, işlem yaptırmadan servisten aldığı, servis kayıtlarına göre dava konusu aracın servis girişlerinin kısmen hasarlardan, kısmen ise periyodik bakım amacıyla yapıldığı, davacı tarafından açtırılan iş emirlerinin gizli ayıba dayalı arıza içeriklerini yansıtmadığı, aracı yola bağlayan yegane parçanın lastik ve jant  olduğu,  lastik ve jant orijinal değilse ve üreticinin onaylamadığı bir ürünse aracın güvenliği ve  yol tutuşunun ciddi anlamda tehlikeye girdiği, orijinal olmayan jant ve lastik kullanıldığı zaman aracın diğer yürür aksam parçaları olan şanzıman, debriyaj, kavrama, aks, rot, direksiyon sistemi vs. parçalarının da olumsuz etkilenebildiği,. dava konusu aracın kavraması da orijinal olmayan jant ve lastik kullanımından dolayı arıza yaptığı, arızalı olan kavrama parçasının arızalanma nedeninin ürün kaynaklı olmadığı, orijinal olmayan jant kullanımından kaynaklandığı, aracın garanti süresinin de dolduğu, davacının sorumluluklarını yerine getirmediği, hem aracın güvenliğini tehlikeye sokacak modifiye işlemleri yaptırdığı, hem de periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı, araçta oluşan kavrama probleminin nedeninin orijinal olmayan jant lastik kullanımından kaynaklandığı, araç üzerinde ürün kaynaklı herhangi bir avıp bulunmadığı, tüketicinin seçimlik haklarını kullanma koşullarının gerçekleşmediği, Tüketici Yasası ve gerekse Garanti Yönetmeliği esasları uyarınca araç değişimi veva bedel iadesi için aranan şartların gerçekleşmediği, Garanti Belgesi Yönetmelik'in 11. maddesinde ’Tüketicinin malı tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı olarak kullanmasından kaynaklanan arızalar hakkında 8 inci ve 9 uncu madde hükümleri uygulanmaz.'düzenlenmesi yer aldığı, dava konusu araç üzerinde giderilemeyen bir arıza hali veya gizli ayıp bulunmadığı gibi, kullanıcı hatası nedeniyle davalı şirketin sorumluluğunun olmadığı, Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'in 14. maddesi koşullarının gerçekleşmediği, taleplerin Medeni Kanun md. 2'ye aykırılık teşkil ettiği   davanın kabulüne karar verilmesi halinde aracın davacı tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan  Türk Borçlar Kanunu 192 maddesi gereğince kullanım bedelinin hakkaniyet gereğince araç bedelinden mahsubu gerektiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aracın davalı  şirkette iadesi halinde  üzerinde bulunan/ sonradan ortaya  çıkabilecek rehin,  haciz, vergi borcu vs takyidatlardan  ari olarak iade edilmesi hükmüne yer verilmesi gerektiği bildirilerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.

DELİLLER/

1-Dava dilekçesi ekinde ibraz edilen, servis formları, iş emri, fatura, sigorta poliçesi, ruhsat fotokopileri.

2- Sigorta Bilgi ve Gözetim merkezinin 15/ 05 /2015 tarihli cevabı yazısı ve ekleri.

3- Eyüp İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 21 /05/ 2015 tarihli cevabı yazısı ve eki.

4-Ergo Sigorta A.Ş nin  21/01/ 2016 tarihli yazısı ve ekleri.

5- Axa Sigorta A.Ş'nin  26 /01 /2016 tarihli yazısı ekinde gönderilen ... nolu  hasar dosyası sureti.

6-Bilirkişi İncelemesi;

Bilirkişiler Prof. Dr. M.Ö,  Prof. Dr.  H.S, Prof Dr. T.S tarafından dava konusu araç ... Teknik Üniversitesi merkez kampüsünde yol testi yapılmak suretiyle incelenerek düzenlenen 27 10 2015 tarihli raporda, aracın güç aktarma sistemi arızasında ilişkin ilk ihbarın teslim tarihinden yaklaşık 4 ay sonra yapıldığı, aracın kullanım hatasından kaynaklanmayan imalat hatasına dayalı satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre incelemeyle anlaşılamayacak seyir güvenliğini ve sürüş konforunu olumsuz etkileyen muadili olan malların kullanım amacını karşılamamasına yol açan,Tüketicilerin makul olarak beklediği faydaları azaltan güç aktarma sistemi arızası nedeniyle dava konusu aracın 6502 sayılı Yasanın 8. maddesi kapsamında gizli ayıplı mal niteliğinde  olduğu, aracın onarımı süresinde Garanti Belgesi Uygulama Esasları Yönetmeliğinde belirtilen azami tamir süresi nin aşıldığı, arızanın dava konusu araçta kullanılan teker- jant grubuna dayanmadığı, davacının güç aktarma sistemi arızası nedeniyle araçtan mahrum kaldığı gün sayısının 18 günden fazla olduğu kesin surenin aracın servise giriş ve çıkış tarihlerini içeren belgelerin dosyaya sunulmasından  sonra belirlenebileceği, dava konusu araçta zararlar nedeniyle oluşan değer kaybının hasar dosyalarının dosyaya sunulmasından sonra ek rapor ile tespit edilebileceği bedel iadesi için gerekli şekil şartlarının oluştuğu bildirilmiştir.

Adı geçen bilir kişiler tarafından düzenlenen  22/04/ 2016  tarihli ek  raporda, 5 adet hasar dosyasına göre daha konusu aracın değer kaybına neden olabilecek hasarları, sol ön çamurluk değişimi, sol ön direk,  sol ön kapı, ön tampon değişimi ile giderilen 12 /07 /2011 tarihli,  kapı camı, ön göğüs, klima kontrol paneli, havalandırma ızgarası değiştirilerek giderlen 09/02/ 2012 tarihli, ön hasarı profil ve far değişimi ile giderilen  06/ 06/ 2013 tarihli hasarlar dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 40.000 -TL  mertebesinde olduğu onarılmış hasarlar nedeniyle oluşan değer kaybının 5.000 -TL olduğu bildirilmiştir

Bilirkişiler tarafından düzenlenen 01/ 09/ 2016 tarihli ikinci ek raporda, araçtaki değer kaybının 5.000 TL olduğuna ilişkin kanaatin değişmediği,  davacının araçtan mahrum kaldğıı 18 gün için oluşan zararın 1080-TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.


GEREKÇE/

Dava, davacı tüketici tarafından  satıcı ve ithalatçı  aleyhine açılan ve TKHK'nun 11. maddesine dayanan  bedel iadesi davasıdır.

Davacının, 23/06/2011 tarihli fatura ile 51.929,49-TL bedel ile  .. ... .... plaka sayılı  2011... model ... marka ve tipi aracı davalı ... Oto Pazarlama ve Tic A.Ş den satın aldığı, aracın ilk servis girişinin 24/10/2011  tarihinde, araçta vitesleri geç atma,  bagaj lambası ve ayna ısıtma şikayetleri  olduğu, bu tarihten itibaren  çeşitli şikayetlerle servise verildiği, 27/05/2014  tarihinde  3/5/7  viteslere geçmeme sorunu ile başvurulduğu aracın jantlarının uygun olmaması nedeniyle garanti'den şanzıman talebinin reddedildiği,  ihtilafsız olup mevcut deliller ile de sabittir.

Taraflar arasındaki ihtilaf esas itibariyle zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı, garanti süresinin geçirilip geçirilmediği ve aracın ayıplı olup olmadığı ile bedel iadesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanunun Ayıplı Mal başlıklı 8/1. maddesine göre,  Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

Tüketicinin seçimlik hakları başlıklı 11. maddesine göre, (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,

seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz.

(3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

(4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.

(5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir.

(6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.

Zamanaşımı başlıklı 12. maddesinde ise (1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır.

(2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz.

(3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz." hükmü getirilmiştir.

Konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından araç incelenerek düzenlenen ve hüküm vermeye yeterli bulunan rapor ile  aracın güç aktarma sistemi arızasına ilişkin ilk ihbarın teslim tarihinden yaklaşık 4 ay sonra yapıldığı, aracın kullanım hatasından kaynaklanmayan imalat hatasına dayalı satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre incelemeyle anlaşılamayacak seyir güvenliğini ve sürüş konforunu olumsuz etkileyen muadili olan malların kullanım amacını karşılamamasına yol açan, tüketicilerin makul olarak beklediği faydaları azaltan güç aktarma sistemi arızası nedeniyle 6502 sayılı Yasanın 8. maddesi kapsamında gizli ayıplı mal niteliğinde  olduğu bildirilmiştir.

İbraz edilen iş emirleri ve bilirkişi raporu ile, davacı tarafından 24/10/2011 tarihinde viteste geç atma şikayeti, 19/12/2011 tarihinde gaz pedalına basınca tak sesi geldiği şikayeti ile servise başvurulduğu, 28/01/2013 tarihli başvuruda şikayetin vites geçişlerinde titreme olduğu, 02/03/2013 tarihinde aracın vitiste takılı kalması nedeniyle yolda kaldığı, komple şanzımanın değiştirildiği, 23/05/2014 tarihinde aracın 3. vitesde gaz yemediği şikayeti, 27/05/2014 tarihinde 3/5/7. viteslere geçememe şikayeti ile servise başvurulduğu  anlaşılmakta olup,  bilirkişi raporuna göre, 24/10/2011 tarihinde 5.857 km de olmak üzere, 05/12/2011 tarihinde 7,972 km de, 28/01/2013 tarihinde 34,830 km de, 02/03/2013 tarihinde 36,899 km de, 23/05/2014 tarihinde 65,037 km de ve 27/05/2014 tarihinde 65.281 km de güç aktarma sistemi arızası ile yetkili servise başvurulmuştur.

Bilirkişi raporunda, 19/12/2011 tarihli iş emrinde yer alan 34F2 servis aksiyonu ve 23/05/2014 tarihli iş emrinde yer alan 34F8 servis aksiyonu, açıklamalarının, dava konusu araçta, içeriği tüketici tarafından anlaşılmayacak işlemler yapıldığını gösterdiği, servis belgelerinde, dava konusu araca yapılan müdahalelerin kodlanarak içeriği belirtilmeden yer almasının. Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in. Servis Fişi başlığı altında verilen ve servis istasyonlarına, kendilerine intikal ettirilen arızalı mallar ile ilgili olarak servis fişini tekemmül ettirmek ve tüketicilere vermek zorunluluğu getiren 11, maddesinin "d" fıkrasında "Malın arızası ve yapılan işlemler (açık olarak yazılacaktır)" şeklinde yer alan zorunluluğa aykırı olduğu,  yapılan araştırmada, her iki aksiyonun dava konusu araçta da kullanılan güç aktarma sistemine ait yazılım ile ilgili olduğunun anlaşıldığı, üretici firma tarafından güç aktarma sistemi yazılımının satıştan sonra güncellenmesi, güç aktarma sistemi arızsının varlığının üretici tarafından da bilindiğini, araçlar satışa sunulduktan sonra program güncellemeleri yapılarak giderilmeye çalışıldığını gösterdiği belirtilmiştir.

Bu durumda, servis girişlerinde yapılan işlemler, şanzımanın bir kez değiştirilmesine  rağmen sorunun  giderilemediği de göz önüne alındığında, bilirkişilerin sorunun davalılarca bilindiği görüşüne itibar edilmiş ve anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davacının garanti süresi içinde başvurduğu araçtaki gizli ayıbın onarılamamış olması karşısında zamanaşımı süresinin dolmadığı sonucuna varılmıştır. 

Hüküm vermeye yeterli bulunan  bilirkişi raporuna göre, dava konusu araç ayıplı olup, davalılar vekilinin ileri sürdüğü gibi, arızanın orijinal olmayan jant kullanımından kaynaklanmamaktadır.

Kaldı ki, davacının 02/03/2013 tarihli şikayeti üzerine şanzıman değiştirilmiştir.

TKHK'nn 11/4. maddesi gereğince tüketici seçimlik hakkını değişim yönünde kullanarak, aracın 0 km yenisi ile değişiminin istendiği dava dilekçesinde belirtilmiş ise de, söz konusu hüküm uyarınca aracın ayıpsız misliyle değişimi talep edilebileceğinden, aracın ayıpsız misliyle  değişimi yönünden talebin kabulü gerekmiştir.

Her ne kadar davalılar vekili tarafından celbedilen hasar dosyaları incelenmek suretiyle düzenlenen ek raporda, araçtaki söz konusu hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybı 5.000-TL olup, davacı aracın ayıpsız misli  ile değişimini istediğinden, değer kaybının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

Dava dilekçesi ile, araçtan mahrum kalınan günler için günlük 100-TL istenmiş olmakla birlikte,  bilirkişi 2. Ek raporunda, 18 gün için dava konusu aracın yaşı da dikkate alınarak, mahrum kalınan zararın 1.080-TL olduğu bildirilmiş olup, davacı vekili 15/11/2016 tarihli oturumda, talebini ıslah ederek 1.080-TL nın dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini istemiş olmakla, talep ıslah talebi doğrultusunda  kabul edilmiştir.

Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.


HÜKÜM /

1-Davanın kısmen kabulü ile dava konusu aracın tüm takyidatlardan ari olarak davalılara iadesi ile, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, 

2-Araçtaki hasar nedeniyle oluşan değer kaybı olan 5.000-TL'nın davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

3-1.080-TL'nın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 980-TL'na ıslah tarihi olan  15/11/2016 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine,

4-AAÜT'nun 13. maddesi gereğince 900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 

5-AAÜT'nun 13. maddesi gereğince 5.631,04  -TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 

6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden kabul ve red oranına göre takdiren %91'ine  isabet eden ve aşağıda dökümü gösterilen 1.193,01-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak    davacıya verilmesine

7-31,40-TL başvuru harcı ile 3.279,52-TL karar harcı olmak üzere toplam 3.310,92-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

           Tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.27/12/2016


                            Katip e-imzalıdır            Hakim ¸e-imzalıdır 

YARGILAMA GİDERLERİ

Tebligat(  9   adet): 95,00-TL

Müzekkere(  1   adet): 16,00-TL

Bilirkişi ücreti: 1.200-TL

TOPLAM: 1.311,00-TL

%   91'ine isabet eden kısım:1.193,01-TL


Dikkat: Yukarıdaki makalenin tüm hakları saklıdır (© Hukuk Makaleleri/ Tüketicinin Tercih Hakkı -2011). Makale veya makalenin herhangi bir kısmını veya Mahkeme Kararlarını, herhangi bir iletişim ortamında (internet, basın veya yerel ortamlar) veya mahkeme dava dosyalarında Av.Yusuf Ayık'tan yazılı izin alınmadan kullanılamaz. Aksi durumlar emeğe saygısızlık ve 5846 sayılı Fikir ve San. Es. Kanunu'na muhalefet anlamına geleceği gibi uğranılan zararlar nedeniyle de herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.

Galeri

İlgili makaleye ait galeri bulunmamaktadır.

Video

  • Fox TV - Dobra Dobra Programı