6502 SAYILI KANUNA GÖRE OTOMOTİV TÜKETİCİLERİ YÖNÜNDEN TÜKETİCİ HAKLARI 10.01.2017

                                                                                                                                             

Tüketici hukuku alanında ülkemizde işleyen süreç TBMM’nin yeni bir kanunu ile farklı bir boyuta geçmiştir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile artık bu alanda yeni düzenlemeler mevcuttur. 

Kısaca belirtmek gerekirse bu düzenlemelerin bir kısmını olumlu bulmamıza rağmen bazı düzenlemelerin ise belirsiz olması ve süreci karmaşıklaştırmaya elverişli olması nedeni ile eleştirmekteyiz. Bunları ayıplı mal özelinde tek tek ele alırsak şöyle sıralayabiliriz. 

Olumlu bulduğumuz düzenlemelerin başında ayıplı mal durumunda ortaya çıkan ispat yükü sorunu ve ayıp ihbarı meseleleri aslında netliğe kavuşmuş durumdadır. Önceki kanunda yer alan ayıplı mal ile karşılaşan tüketicinin 30 güm içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunluluğu yeni kanunda yer almamaktadır. Yeni kanuna göre zaten malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren 6 ay içerisinde ortaya çıkan (veya fark edilen) ayıplar zaten satış ve teslim tarihinde var kabul edilecektir. Yani satıcı veya ithalatçı bu ayıplar sonradan ortaya çıktı veya siz bunları bana bildirmediniz (ihbar etmediniz) ihtarname çekmediniz diyemeyecektir. Bu durumda mal ayıplı kabul edilecek ve tüketicinin tercih ettiği seçeneklerden birisi (ayısız yenisi ile değişim ve bedel iadesi dahil) yerine getirilecektir. Kanuni düzenleme aynen şöyle; 

 

İspat yükü

MADDE 10 – (1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz.

 

Bu durumda tüketici aldığı otomobilin(aracın) ayıplı olduğunu altı ay içerisinde satıcı veya ithalatçıya bildirip yensi ile değişimini veya bedelinin iadesini talep ettiği taktirde bu yerine getirilmek zorundadır. Satıcı veya ithalatçı (distribütor) bu durumda malın ayıplı olmadığını ispat etmedikçe bundan kaçınamaz.

 

Tüketicinin Seçimlik Hakları 

 

Tüketicinin seçimlik hakları konusunda kanun yukarıda belirttiğimiz gibi bazı tereddüt yaratarak ifadeler kullanarak durumu karmaşık hale getirdiği söylenebilir. Kanunun ifadesinden tüketicinin bazı seçimlik hakları konunda sanki satıcının inisiyatifi var gibi düşünülmeye müsaittir. Ancak ayıplı mal satan satıcının bu noktada bir üstünlüğü bulunmamaktadır. 11.madenin c bendinde “Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,” şeklinde ibare aşırı masraflı olduğunda malın (aracın) onarılmayacağı anlamına kesinlikle gelmeyecektir. Aşırı masrafın objektif olarak tayini gerekmektedir. Böyle bir durumda da satıcı sorumluluktan kurtulmamakta aynı malı ücretsiz misli ile değiştirmek veya bedel iadesinde bulunmak (tüketicinin tercihine göre) zorundadır.

Yine 11.maddenin ç bendinde aynen “ İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,” şeklinde tüketicinin bir tercih hakkı daha sayılmıştır. Bu ibareden de yine sanki satıcıya açık kapı bırakılmış izlenimi doğmaktadır. Ancak satıcı bu maddeyi de objektif iyiniyet ve dürüstlük kuralları çerçevesinde hareket etmek zorundadır. Yani ayıplı araç satan satıcı yenisi ile değişim istendiğinde yasaya göre imkân varsa denilmekte ancak imkân yok zira elimde şu an aynı araçtan bulunmuyor diyemez. Aynı aracı derhal tedarik etmek zorundadır. Distribütör (ithalatçı) ise derhal ayıpsız aynı aracı ithal etmek zorundadır. Aksi taktirde satıcı ve ithalatçının keyfiyetine bırakılmış olur ki bu medeni kanunun objektif iyiniyet kuralı gereği herkes borçlarını ifa etmede iyiniyetle hareket etmek zorundadır ilkesine aykırı olur.

Kanunun 11.maddesinin 3.bendinde yine bir muğlak sayılabilecek bir ifade mevcuttur. Buna göre “Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.”

Burada da yine objektif ölçüler devreye girmelidir. Örneğin ücretsiz onarım yerine bedel iadesi teklif edilebilmesi için ücretsiz onarım miktarı malın değerini kat be kat aşmalıdır ve aynı zamanda tüketici açısında da onarımda ısrar etmesini gerektirir bir durum olmamalıdır.

 

Tüketicinin seçimlik hakları

MADDE 11 – (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,

seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz.

(3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

(4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.

(5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir.

(6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.

 

 

Bunun yanında artık tüketicinin ayıplı malın (aracın) ayıpsız yenisi ile değişim veya bedel iadesi isteyebilmesi için aynı arızanın örneğin ikiden fazla birden fazla veya farklı arızaların dörtten fazla gerçekleşmesine dair düzenleme ortadan kaldırılmıştır. 30.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Garanti Belgesi  Yönetmeliğine göre ise tüketici lehine olarak bir değişiklik yapılarak tüketicinin tekrar bedel iadesi ve ya malın ücretsiz misli ile değişim isteyebilmesi için gerekli aynı arızanın muhtelif miktarlarda tekrarı şartı ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda herhangi bir arıza veya onarım tekrarı gerekmeksizin ve kaç defa gerçekleştiğine bakılmaksızın tüketici ücretsiz misli ile değişim veya bedel iadesi talebinde bulunabilecektir. Yanı bu durumda tüketici bir defa onarım hakkını seçti ise ikinci defa “ben artık onarım istemiyorum, artık bedel iadesi veya ücretsiz yenisi ile değişim talep ediyorum” diyebilecektir. Bu talepler için tüketicinin ücretsiz onarım hakkını kullanmasına rağmen malın garanti süresi içinde tekrar arızalanması gerekli ve yeterlidir.  

 

 

 

Dikkat: Yukarıdaki makalenin tüm hakları saklıdır (© Hukuk Makaleleri/ Tüketicinin Tercih Hakkı -2011). Makale veya makalenin herhangi bir kısmını veya Mahkeme Kararlarını, herhangi bir iletişim ortamında (internet, basın veya yerel ortamlar) veya mahkeme dava dosyalarında Av.Yusuf Ayık'tan yazılı izin alınmadan kullanılamaz. Aksi durumlar emeğe saygısızlık ve 5846 sayılı Fikir ve San. Es. Kanunu'na muhalefet anlamına geleceği gibi uğranılan zararlar nedeniyle de herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.

Galeri

İlgili makaleye ait galeri bulunmamaktadır.

Video

İlgili makaleye ait video bulunmamaktadır.