KADIN İŞÇİNİN EVLİLİK NEDENİ İLE İŞTEN AYRILMASI 10.01.2017

Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin kamuoyuna yansıyan bir kararı son günlerde çok tartışılmaktadır. Yansıyan haberlerde Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin, “ailevi nedenlerle işten ayrılmayı” kadın için haklı fesih nedeni kabul ettiğini ve tazminat verilmesini karlaştırıldığı belirtilmektedir. Kararda "Evliliğin kadına yüklediği toplumsal sorumluluğun bir gereği olarak, yasada belirtilen fesih hakkı tanınmıştır. Çalışma hayatının evlilikle birlikte gereği gibi yürütülemeyeceği düşüncesi, aile birliğinin korunması ve kadının aile ile ilgili görevleri, yasa koyucuyu bu doğrultuda bir düzenlemeye yöneltmiştir" denildiği belirtilmektedir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, istifa dilekçesinde "ailevi nedenlerle" işten ayrıldığını belirten kadının, tazminat talebini reddeden yerel mahkeme kararını bozduğunu, kadının evlendiği için iş akdini feshettiğini belirtmese de evliliğin ailevi nedenlerden olması nedeniyle tazminat alabileceğini kararlaştırdığı belirtilmektedir.

Davalı işveren ise kadın işçinin istifa ederek işten ayrıldığını, bu nedenle kıdem tazminatı talep edemeyeceğini savunduğunu, Adıyaman İş Mahkemesinin ise, kadın işçinin istifa belgesinde "ailevi nedenlerle" işten ayrıldığını belirttiği, evlilik nedeniyle işten ayrıldığını beyan etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verdiği belirtilmektedir.

Haberde, kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin gündemine geldiğini ve Dairenin yerel mahkemenin davacı kadının tazminat talebini reddeden kararını bozduğu açıklanmıştır.

Dairenin bozma kararında, yasaya göre, kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde evlilik sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanabilecek şekilde iş akdini feshedebileceği bildirildiği vurgulanmıştır.

 

Kararda, "Her ne kadar davacı, fesih dilekçesinde açıkça evlilik nedeniyle iş akdini feshettiğini beyan etmemiş ise de ailevi nedenlerle iş akdini feshettiğini, dava dilekçesinde de çalışma hayatının evliliğine olumsuz yansıdığını bildirmiştir. 'Evlilik' de ailevi sebepler arasında olduğundan ve yasal süresi içinde talep edilmiş bulunması nedeniyle iş akdinin evlilik sebebiyle feshedildiğinin kabulüyle kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekir" ifadeleri yer aldığı belirtilmiştir.

Haberde böylece Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin, ailevi nedenlerle işten ayrılmayı kadın için haklı fesih nedeni saydığı iddia edilmektedir.

Oysa gerçek durum tam olarak böyle değildir. 

EVLİLİKTEN İTİBAREN 1 YIL İÇİNDE FESİH GEREKİR

Burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta vardır. Bu haberden yola çıkarak iş akdini “ailevi nedenlerle” sona erdiriyorum diyen işçiler kıdem tazminatı alabilecekler midir? Bu soruya olumsuz cevap vermek gerekecektir.

Zira Yargıtay kararında aslında kadın işçinin "resmi evlilikten itibaen bir yıl içerisinde", "ailevi nedenlerle" işten ayrılmasını kıdem tazminatı alarak işten ayrılma hakkı olarak kabul edilmektedir. Burası çok önemlidir. Yani sadece ailevi nedenler değil "resmi evlilik yaptıktan 1 yıl içerisinde ailevi nedenler” gerekçe gösterilerek işten ayrılındığı taktirde tazminata hak kazanılır.

Yani kısacası resmi evlilikten itibaren 1 yıl içinde kıdem tazminatı alarak isten ayrılma hakkı kadın işçilere tanınmış önemli bir haktır. Haberde ve kamuoyunda karar yanlış anlaşılmaktadır. Buradaki mesele şudur; kadın isçi isten ayrılırken verdiği istifa dilekçesinde yasada belirtilen şekilde "evlilik nedeni ile is akdimi feshediyorum" dememiş "ailevi nedenle işten ayrılıyorum" demiştir. Yerel mahkeme de "bu şekilde fesih evlilik nedeni ile fesih sayılmaz ve kadın isçi tazminat alamaz." demiştir. Yargıtay 7.Hukuk Dairesi ise ailevi nedenle isten ayrılıyorum şeklinde beyanında evlilikten itibaren 1 yıl içinde olmak koşulu ile evlilik nedeni ile fesih olduğunu ve kadın işçinin  kıdem tazminatına hak kazanacağını belirtmiştir.

 

Bu nedenle karışıklığa meydan vermemek için evlilik nedeni ile resmi evlilikten itibaren 1 yıl içinde işten ayrılan kadın işçinin noterden göndereceği fesih ihtarnamesinde evlilik nedeni ile işten ayrıldığı belirtilmesinde fayda vardır. Ancak belirtilmese dahi burada işçinin iradesine değer verilmektedir. Yani işçinin asıl işten ayrılma gerekçesine önem verilmektedir. 

Dikkat: Yukarıdaki makalenin tüm hakları saklıdır (© Hukuk Makaleleri/ Tüketicinin Tercih Hakkı -2011). Makale veya makalenin herhangi bir kısmını veya Mahkeme Kararlarını, herhangi bir iletişim ortamında (internet, basın veya yerel ortamlar) veya mahkeme dava dosyalarında Av.Yusuf Ayık'tan yazılı izin alınmadan kullanılamaz. Aksi durumlar emeğe saygısızlık ve 5846 sayılı Fikir ve San. Es. Kanunu'na muhalefet anlamına geleceği gibi uğranılan zararlar nedeniyle de herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.

Galeri

İlgili makaleye ait galeri bulunmamaktadır.

Video

İlgili makaleye ait video bulunmamaktadır.