Sıfır Kilometre Araçta Gizli Boya Ayıbı ve Ayıpsız Misli ile Değişim Hakkı
Sıfır Kilometre Araçta Gizli Boya Ayıbı - Hukuk Makalesi
Özet
Sıfır kilometre olarak satın alınan bir aracın, satın alma tarihinden kısa süre sonra üretimden kaynaklanan boya farklılıkları ve boya kusurları taşıdığının ortaya çıkması halinde tüketicinin hangi haklara sahip olduğu, uygulamada önemli uyuşmazlıklara konu olmaktadır.
Özellikle araçtaki ayıbın aracın kullanımını doğrudan engellememesi, aracın çalışmaya ve kullanılmaya devam edebilmesi, üretici veya satıcı tarafından “onarım ile giderilebilir” nitelikte olduğunun ileri sürülmesi, tüketicinin ayıpsız misli ile değişim talebinin engellenmesi için tek başına yeterli değildir.
İncelenen somut olayda, sıfır kilometre olarak satın alınan C... C... 1. P... 130 E... 8 marka/model araçta, normal gün ışığında çıplak gözle kolayca fark edilemeyen; ancak karanlık ortamda ışık tutulması suretiyle belirgin hale gelen boya farklılıkları ve boya kusurları tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesi, söz konusu kusurların üretim kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıbın giderilmesinin aracın çeşitli bölümlerinin yeniden boyanmasını gerektirdiği ve bunun sıfır kilometre olarak satın alınan aracın orijinalliğini ve ekonomik değerini etkileyebileceği gerekçesiyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar vermiştir.
1. Somut Uyuşmazlığın Konusu
Somut olayda tüketici, 11.10.2023 tarihli fatura ile sıfır kilometre bir C... C... 1. P... 130 E... 8 satın almıştır.
Araç yaklaşık bir yıl dahi kullanılmadan önce, özellikle aracın boya ve kaporta bölümlerinde normal görünümden farklı renk ve ton değişiklikleri fark edilmiştir.
Dikkat çekici olan husus, söz konusu kusurların aracın normal gün ışığında incelenmesi sırasında kolaylıkla fark edilememesidir. Ayıbın belirgin hale gelmesi için aracın karanlık bir ortamda incelenmesi ve belirli bölgelere ışık tutulması gerekmiştir.
Tüketici bunun üzerine yetkili servise başvurmuş ve aracın boya yönünden ayrıntılı şekilde incelenmesini talep etmiştir.
2. Araçtaki Boya Kusuru Gizli Ayıp Niteliğinde Değerlendirildi
Uyuşmazlığın en önemli noktalarından biri, araçtaki boya kusurunun gerçekten bir üretim ayıbı olup olmadığı ve tüketici tarafından satın alma sırasında olağan bir inceleme ile fark edilip edilemeyeceğidir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, araçta çeşitli bölgelerde ton farklılıklarının bulunduğu tespit edilmiştir. Bu farklılıkların, aracın boyama işleminden önce yeterli şekilde temizlenmemesi veya temizleme ve boyama sürecinde kullanılan sistem ve ekipmanlarda meydana gelen sorunlardan kaynaklanabileceği değerlendirilmiştir.
Mahkemece dikkate alınan bilirkişi raporlarında ayrıca, aracın kaporta aksamının çeşitli bölümlerinde, dikkatli bir inceleme ve ışık açılarının değiştirilmesi suretiyle çıplak gözle görülebilen üretim kaynaklı boya hatalarının bulunduğu ve söz konusu kusurların gizli ayıp niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
3. “Araç Kullanılabiliyor” Savunması Tek Başına Yeterli Değildir
Davalı taraflarca ileri sürülen temel savunmalardan biri, boya kusurunun aracın kullanımına ve teknik fonksiyonlarına engel olmadığı yönündedir. Bunun yanında ayıbın basit bir onarım yöntemiyle giderilebileceği ve tüketicinin ücretsiz onarım veya bedel indirimi gibi seçeneklere yönelmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Ancak somut olayda uyuşmazlık yalnızca aracın hareket edip etmediği veya mekanik olarak kullanılabilir durumda olup olmadığı üzerinden değerlendirilmemiştir. Çünkü burada tüketicinin satın aldığı mal, sıfır kilometre bir araçtır.
Sıfır kilometre araç satın alan tüketicinin beklentisi yalnızca aracın çalışması değildir. Tüketici aynı zamanda aracın üretim özelliklerine uygun, orijinal ve ayıpsız durumda olmasını beklemektedir.
4. Sıfır Kilometre Araçta Yeniden Boyama Tüketiciden Beklenebilir mi?
Somut olay bakımından mahkemenin üzerinde özellikle durduğu hususlardan biri de ayıbın giderilmesi için aracın boya ve kaporta bölümlerinde yeniden boyama yapılmasının gerekip gerekmediğidir.
Bilirkişi raporlarına göre mevcut boya kusurunun giderilmesi için aracın kaporta bölümlerinin yeniden boyanması gerekmektedir. Mahkeme ise bu durumun, sıfır kilometre olarak satın alınan aracın değerine ve orijinalliğine etkisini ayrıca değerlendirmiştir.
Mahkemenin gerekçesinde; aracın sıfır kilometre olarak satın alındığı, satın alma tarihinden itibaren henüz bir yıl dahi geçmeden boya kusurlarının ortaya çıktığı, aracın önemli bölümlerinin yeniden boyanmasının söz konusu olduğu ve bu şekilde yapılacak bir onarımın aracın orijinalliğini etkileyebileceği değerlendirilmiştir.
5. Ayıbın Aracın Kullanımına Engel Olmaması Değişim Talebini Kendiliğinden Ortadan Kaldırmaz
Somut olayda boya kusurunun aracın kullanımına doğrudan engel olmadığı ileri sürülmüş ise de, ilk derece mahkemesi bu hususu tek başına belirleyici kabul etmemiştir.
Tüketicinin araçtan teknik olarak yararlanabiliyor olması, sıfır kilometre araç satın alırken sahip olması gereken ayıpsız ve orijinal araç beklentisini ortadan kaldırmamaktadır.
6. Tüketicinin Ayıpsız Misli ile Değişim Talebi
Somut olayda tüketici, boya kusurlu aracın onarılmasını veya bedel indirimi yapılmasını değil, aracın iade edilerek ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi, dosyadaki bilirkişi raporlarını ve tüm delilleri birlikte değerlendirerek davayı kabul etmiş ve dava konusu aracın davalılara iadesi ile aynı marka ve modelin sıfır kilometre ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar vermiştir.
7. Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Mahkemesinin Kararını Hukuka Uygun Buldu
Davalı taraflarca ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf dilekçelerinde aracın üretim kaynaklı ayıplı olmadığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, ayıbın önemli olmadığı, aracın kullanımına engel bir problem bulunmadığı ve ayıbın basit bir onarımla giderilebileceği ileri sürülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi ise dosya kapsamındaki delilleri, bilirkişi raporlarını ve ilk derece mahkemesinin gerekçesini birlikte değerlendirmiş; dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti ve tüketicinin talebinin kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul, yasa ve dosya kapsamı bakımından herhangi bir aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.
8. Kararın Otomotiv Uyuşmazlıkları Bakımından Önemi
Sıfır kilometre araçlarda boya ton farklılıkları, lokal boya, vernik kusurları, kaporta yüzeyindeki üretim hataları ve üretim aşamasından kaynaklanan yüzey bozuklukları gibi sorunlarla karşılaşılabilmektedir.
Bu tür uyuşmazlıklarda yalnızca ayıbın teknik olarak giderilebilir olup olmadığına bakılması yeterli değildir. Özellikle sıfır kilometre araçlarda, yapılacak onarımın aracın orijinalliğini, ikinci el değerini ve tüketicinin sıfır araç satın alma iradesiyle elde etmek istediği menfaati etkileyip etkilemediği de değerlendirilmelidir.
9. Her Boya Kusurunda Otomatik Olarak Araç Değişimi Sonucu Çıkmaz
Kararın, her türlü boya kusurunun kendiliğinden aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini gerektirdiği şeklinde anlaşılmaması gerekir.
Bir boya kusurunun üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, ayıbın kapsamı, onarımın yöntemi ve onarımın aracın orijinalliğine ve ekonomik değerine etkisi somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
10. Sonuç
İncelenen uyuşmazlıkta, sıfır kilometre olarak satın alınan C... C... 1. P... 130 E... 8 marka/model araçta üretim kaynaklı boya kusurları bulunduğu bilirkişi raporlarıyla ortaya konulmuştur.
Boya kusurlarının normal gün ışığında kolaylıkla fark edilememesi ve ancak özel bir inceleme yöntemiyle belirgin hale gelmesi nedeniyle kusurun gizli ayıp niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Ayıbın giderilmesi için aracın çeşitli kaporta bölümlerinin yeniden boyanmasının gerekmesi ise ayrıca değerlendirilmiş; sıfır kilometre olarak satın alınan aracın yeniden boyanmasının, aracın orijinalliğini ve ikinci el piyasa değerini etkileyebileceği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesi, tüketicinin ayıpsız misli ile değişim talebini kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi de ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşarak istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
Sonuç olarak; sıfır kilometre bir araçta üretimden kaynaklanan, gizli nitelikte bulunan ve giderilmesi aracın önemli bölümlerinin yeniden boyanmasını gerektiren boya kusurunun, yalnızca aracın kullanılmasına engel olmadığı gerekçesiyle önemsiz kabul edilmesi mümkün değildir.
Tüketicinin sıfır kilometre araç satın alırken sahip olduğu orijinal, ayıpsız ve üretim özelliklerine uygun araç edinme menfaati de hukuken korunması gereken bir menfaattir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ TAM METNİ
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
46. HUKUK DAİRESİ
| DOSYA NO | : 2023/2... |
| KARAR NO | : 2026/1... |
| KARAR TARİHİ | : 17/09/2026 |
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
| BAŞKAN | : G... A... (3...) |
| ÜYE | : B... T... Y... (4...) |
| ÜYE | : T... K... (1...)* |
| KATİP | : S... S... (3...) |
| MAHKEMESİ | : İSTANBUL ANADOLU 6. TÜKETİCİ MAHKEMESİ |
| TARİHİ | : 23/05/2023 |
| NUMARASI | : 2022/3... Esas, 2023/5... Karar |
| DAVACI | : A... M... |
| VEKİLİ | : Av. Y... A... |
| DAVALI 1 | : O... OTOMOTİV VE KİRALAMA HİZMETLERİ SANAYİ TİCARET A.Ş (ESKİ ÜNVAN: O... OTOMOTİV TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ) |
| VEKİLİ | : Av. H... C... Ö... |
| DAVALI 2 | : S... OTOMOTİV PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ |
| VEKİLİ | : Av. A... D... |
| DAVANIN KONUSU | : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) |
| KARAR YAZIM TARİHİ | : 17/09/2026 |
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davalılar tarafından ayrı ayrı süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 21/11/2016 tarihinde davalı bayii yetkili satıcı O...'dan dava konusu aracı 0 km olarak satın aldığını, aracın plakasının 34 R... olduğunu, müvekkilinin aracı kullanmaya başladıktan bir süre sonra araçta paslanmalar ve boya akmaları meydana geldiğini, paslanmaların aracın dört kapısında da mevcut olduğunu, paslanmaları fark eder etmez derhal aracı yetkili servise götürdüklerini, yetkili servisin araçta oluşan çürüme, paslanma yerlerinin fotoğraflarını alarak distribütöre ileteceklerini ve konuyla ilgili distribütörün raporu olduğunu, sorunun çözülemediğinden dolayı distribütörün boya tamir işlemi önermediği bilgisinin alındığını, davalılar tarafından dört kapının garanti kapsamında ücretsiz değişmesinin bildirildiğini, müvekkilinin değişime ikna edilmeye çalışıldığını ancak aracın orijinalliği ortadan kalkacağı ve değer kaybı oluşacağı için müvekkilinin bunu kabul etmediğini, ayrıca çürüme ve paslanmanın sadece kapılarla sınırlı olmayıp bu problemin aracın diğer bölgelerinde de yansıyabileceğini, 6502 sayılı Yasa'nın 12/3 fıkrası gereği zaman aşımı süresinin dolmadığını, ayrıca davalı tarafça araca 10 yıl paslanmazlık garantisi verildiğini ve paslanmazlık garantisinin halen devam ettiğini, aynı model ve nitelikteki araca ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararlarının bulunduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile dava konusu aracın davalılara iadesi ile tüm iade ve değişim masrafları davalılara ait olmak üzere 0 km ayıpsız misli ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı O... Otomotiv ve Kiralama Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, ayıbın tüketiciden kaynaklanmadığına ilişkin ispat yükünün davacı tüketicide olduğunu, davacının buna ilişkin somut bir delil sunmadığını, davacının servise başvurduğuna ilişkin iddiasının asılsız olduğunu, müvekkiline bir başvuru yapılmadığını, misli ile değişim talebinin hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesine aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu araçta ayıp varsa dahi ayıbın müvekkiline bildirilmediği göz önüne alındığında, aracın davacı tarafından ayıplı olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacının ayıp ihbarında bulunmadığını, seçimlik haklarını kullanamayacağını, davacının dava dilekçesinde belirttiği gizli ayıba ilişkin genellemelerinin somut olaya uygulanma imkanı bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı S... Otomotiv Pazarlama A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının olduğunu, zaman aşımı süresinin dolduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun bir bildirim yapılmadığını, dava konusu araçta herhangi bir üretim kaynaklı ayıp bulunmadığını, ayıba ilişkin üniversitelerin otomotiv anabilim dalı öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacının misli ile değişim talebinin kabulü halinde orantısız güçlük meydana geleceğini, hak ve menfaat dengesinin bozulacağını, dava konusu araca ait temiz kağıdı mahkemeye sunulmadan davacı tarafın talebi doğrultusunda karar verilemeyeceğini, dava konusu aracın kullanımdan kaynaklı değer kaybının araştırılması ve müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
''Davanın KABULÜNE
1-Dava konusu C... marka, C... C... S... 1.6 E-HDI 92HP 2016 model (motor, şasi nosu V... nolu faturada yazılı bulunan) aracın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE, (dava konusu otomobilin ayıpsız misli ile değiştirilmesinin mümkün bulunmaması halinde fatura bedelinden aşağı olmamak üzere İ.İ.K.'nun 24. md. gereğince işlem yapılmasına)
2-Dava konusu aracın (davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde) davacı tarafından davalılara iadesine,'' şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
İDM tarafından verilen karara karşı, davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı O... Otomotiv ve Kiralama Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya ilişkin husumet ve zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının TKHK ilgili maddesinde düzenlenen uygun sürede gözden geçirme ve bildirime külfetini yerine getirmeyerek süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, dosyaya kazandırılan ve karara esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu aracın kapı altında meydana gelen paslanmaların dış unsurlardan kaynaklı olup olmadığına ilişkin tespit yapılmadığını, dava konusu aracın 2016 yılında alındığı ve aracın 7 yıllık bir araç olduğu göz önüne alındığında, araç alındıktan altı yıl sonra meydana geldiği iddia edilen kapı içi paslanmanın nedeni olarak kullanıcıdan kaynaklanan kullanım hatası nedeni ile meydana gelip gelmediği hususunun detaylı araştırılması gerektiğini, dosyaya kazandırılan 27/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu aracın kapısının alt tarafının daha çok suya maruz kalması nedeni ile korozyonun başladığının tespiti yapılmasına rağmen bu hususun ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirmeye alınmadığını, davaya konu aracın kapı altlarının çok suya maruz kaldığı tespit edilmesine rağmen aracın sele maruz kalıp kalmadığı, deniz suyu gibi tuzlu suya maruz kalıp kalmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılmadığını, araçta bu nedenle paslanmanın meydana gelebileceği ihtimalinin raporda değerlendirilmediğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen misli ile değişim kararının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesine aykırı olduğunu, davacının meydana gelen ayıbı müvekkiline bildirmeden aracı kullanmaya devam etmesinin, aracı ayıplı hali ile kabul ettiği anlamına geldiğini, bu nedenle davacının seçimlik haklarını kullanamayacağını, davacının dava dilekçesinde, aracı servise götürdüğünü açıkça ifade ettiğini, aracı müvekkili servise değil, başka bir servise götürdüğünün kabulü ile davacının seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını, kullanıma dayalı değer kaybı hesaplaması yapılmadığını belirterek, izah edilen ve re'sen dikkate alınacak sair nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı S... Otomotiv Pazarlama A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda hatalar bulunduğunu, yerel mahkemece itirazlar doğrultusunda ek rapor dahi aldırılmadığını, hukuki değerlendirme içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, dosyada bulunan 27/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna dayanak keşif esnasında bilirkişilerin yalnızca göz ile bir inceleme yapmış olup, uyuşmazlığa konu probleme dair teknik bir inceleme ve test yapılmadığını, öte yandan huzurdaki incelemeye konu dosyada alınan bilirkişi raporunun yargı ve taraf denetimine elverişli olmadığını, dava konusunun otomobil olması nedeniyle, aralarında boya konusunda uzman bir kimya mühendisinin de bulunması sağlanarak, teknik üniversitelerin otomotiv anabilim dalı öğretim üyelerinden bilirkişi heyeti oluşturulması ve müvekkili şirketin de katılımı ile birlikte keşif yapılmak suretiyle dava konusu aracın incelenmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği hususun üretim kaynaklı olmadığından ve yerel mahkemece hükme esas alınmış olan bilirkişi raporunda yanlışlar ve teknik yönden eksik keşif ve hatalı değerlendirmeler mevcut olduğunu, yerel mahkemece, Yargıtay kararlarına uygun bir heyetten rapor alınmadığı gibi, itirazlar doğrultusunda ek rapor dahi aldırılmadığını, dava konusu araçta davacı yanın araçtan yararlanmasını etkileyen veya aracın kullanım değerini ortadan kaldıran hiçbir problemin söz konusu olmadığını, dava konusu araçta üretim kaynaklı bir problem bulunmadığını, zira dava konusu aracın 7 yıldır trafikte olduğunu ve dosyadaki bilirkişi raporuna dayanak keşif tarihi itibariyle 62.161 km yol yaptığını, uzun bir süre sorunsuz olarak kullanılan ve hangi dış etkenlere maruz kaldığı bilinmeyen bir aracın, üretim kaynaklı olarak boya problemi yaşadığı yönündeki tespitin kabul edilemez olduğunu, yerel mahkemece hükme esas alınmış olan bilirkişi raporunun kendi içerisinde çeliştiğini, dava konusu aracın hali hazırda sağ ön kapısında hiçbir problem bulunmayıp, internet ortamından yola çıkarak aracın 4 kapısında problem olabileceği varsayımına yerel mahkemece kanaat getirilmiş olmasının, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkemenin; paslanma ve çürümenin ilerleyen dönemde başkaca parçalara da sıçramayacağının garantisi olmayan şeklindeki görüşünün hukuki yahut bilimsel bir dayanağı bulunmadığını, zira dosyada bulunan tek bilirkişi raporunun sonuç kısmında, diğer parçalara sıçrama riski görülmediği hususunun açıkça tespit edildiğini, dava konusu aracın ayıplı olduğuna dair hiçbir iddiayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dosyadaki raporda bilirkişi heyetinin dava tarihi itibariyle ve sanki aracın 4 kapısında da problem varmışcasına bir belirleme yapmış olup, işbu hususun hukuka ve usule aykırı olduğunu, zira ayıp iddiasını ve sair hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aracın satın alındığı tarih itibariyle ve fatura tutarı üzerinden değer kaybının nispi metot yöntemiyle tespit edilmesi gerekmekte olup, aracın 4 kapısında da problem olmadığı hususunun bizatihi bilirkişi heyetinin tespiti ile sabit olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından belirlenen değer kaybı tutarının oldukça fahiş olduğunu, dava konusu araçta; kullanımı ve faydalanmayı etkileyen bir problem bulunmadığından, yerel mahkeme karının ölçüsüz olup, hak ve menfaat dengesi ile bağdaşmadığını, davacı yanın araçta görsel olarak bir sorun olduğunu iddia ettiğini, aracın ayıplı olmaması bir yana, görsel bir kusur olduğu yönündeki iddianın varlığı dikkate alındığında, aracın kullanımının hiçbir şekilde etkilenmediğini, dava konusu aracın misli ile değişimine karar verilmiş olmasının müvekkili şirket bakımından orantısız güçlükleri beraberinde getirdiğini, zira otomobil gibi yüksek fiyatlı, aksamı ve donanımı çok olan emtialarda, misli ile değişim taleplerinin ölçülü olabilmesi için fiyat dengesi yapılması, onarımın ve kullanımın mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, yerel mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını, gerekçeli kararda da bu yönde bir değerlendirmeye yer verilmediğini, kullanıma dayalı değer kaybının hesaplanması ve müvekkili şirkete iadesi gerekirken bu yönde bir karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, arz ve izah edilen nedenler ve re’sen gözetilecek sebeplerle, İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesinin 23/05/2023 tarih, 2022/3... Esas, 2023/5... Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Hukuk Muhakeme Kanununun 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada, İstinaf incelemesi, Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava; dava konusu aracın ayıplı olduğundan bahisle açılan, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; 34 R... plaka sayılı ve V... şase numaralı hususi aracın davacı tarafça davalı O... şirketinden 21/11/2016 tarihli fatura ile 76.156,61 TL toplam bedelle satın alındığı, aracın 22/11/2016 tarihinde davacı adına kayıt ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Satım tarihi itibariyle yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 6502 Sayılı Kanun'un Ayıplı mal başlıklı 8. Maddesi "(1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. (2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir. (3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur."
Ayıplı maldan sorumluluk başlıklı 9. Maddesi "(1) Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür. (2) Satıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin satış sözleşmesinin akdi anında düzeltilmiş olduğunu veya satış sözleşmesi kurulma kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz."
İspat yükü başlıklı 10. Maddesi "(1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz. (2) Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır. (3) Satışa sunulacak ayıplı mal üzerine ya da ambalajına, üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla okuyabileceği şekilde malın ayıbına ilişkin açıklayıcı bilgiyi içeren bir etiket konulur. Bu etiketin tüketiciye verilmesi veya ayıba ilişkin açıklayıcı bilginin tüketiciye verilen fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler ise hiçbir şekilde piyasaya arz edilemez. Bu ürünlere, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır."
Tüketicinin seçimlik hakları başlıklı 11. Maddesi "(1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. (2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz. (3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. (4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir. (5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir. (6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir."
Zamanaşımı başlıklı 12. Maddesi "(1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır. (2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz. (3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz." şeklindedir.
6502 Sayılı Kanun'un gerekçesinde açıkça vurgulandığı üzere, ayıplı malda tüketicinin seçimlik haklarından faydalanabilmesi için, ayıbı belirli bir süre içinde ihbar etmesi yükümlülüğü kaldırılmıştır. Nitekim, tüketicinin seçimlik haklarından birini kullandığı yönünde satıcıya her halükarda bildirimde bulunması gereğinin olması, bunun öncesinde ayrıca bir de ayıbı ihbar etmesi zorunluluğunu anlamsız kılmaktadır. O halde tüketici; taşınır mallarda iki yıllık, taşınmaz mallarda beş yılllık zamanaşımı süresi içinde ayıbı tespit ettiği sürece seçimlik haklarını da kullanabilecektir. (Bknz. Aynı yönde Yargıtay 3. HD. 24.02.2025 tarih, 2024/425 Esas 2025/1083 karar sayılı ilamı, Yargıtay 3. HD. 11.09.2023 tarih, 2022/8452 Esas 2023/2174 karar sayılı ilamı, Yargıtay 3. HD. 03.10.2023 tarih, 2023/427 Esas 2023/2470 karar sayılı ilamı,)
Yukarıda anılan yasal ilke ve esaslar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince uyuşmazlığa ilişkin olarak bilirkişi heyet raporunun alındığı, bilirkişi raporu ile aracın üç kapısının kasasında paslanma başlamış olduğu, kapının alt tarafının daha çok suya maruz kalması nedeniyle başlayan korozyonun üretim prosesindeki eksik uygulama nedeniyle kapı kasası alt kısmında derinlemesine yayılacağının açık olduğu, servis şartlarında yapılacak boya onarımının üretim prosesindeki korumayı sağlayamacağı, gelir geçer bir çözüm olduğu, dört kapının da ramplase olmuş (iyileştirilmiş, yeniden referanslandırılmış) parça ile değiştirilmesinin gerektiği, bu durumun kullanıcı kaynaklı olmadığı ve teslim alınırken tespitinin mümkün olmadığı, üretim hatası kaynaklı gizli ayıp olduğu, hatta sağ ön kapıda sorunun kendisi göstermemiş olduğu, dört kapı değişimini gerektirecek bu durumun büyük bir değer kaybına yol açacağı, dört kapının değişmesi bir yana atılacak boyanın da üretim hattındaki gibi olmayacağı, hatta olası bir mini hasar onarımı icat ettiğinde boyasız göçük düzeltme ile onarılamayacağı, kapı üzerindeki tüm parçaların sökülerek yeni kapıya geçmesi sırasında yapılacak sökme takma işlemlerinin de ilerleyen dönemde ses şikayetine neden olma riski taşıdığı, dört kapı değişimi ve boyama işlemi sebebiyle araçta dava tarihi itibariyle 31.665,00 TL değer kaybı olacağı hususlarının tespit edildiği, mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olup dava konusu araçta meydana gelen boya atması ve paslanmanın üretim kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, sözleşme tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 6502 sayılı TKHK'da tüketicilere ihbar külfetinin yüklenmediği, araçtaki ayıpların davacı tarafından kabul edilebilecek mahiyette olmadığı zira araçtaki boya/paslanma kusurları sebebiyle davacı tarafından 0 km yeni bir araç alınmasındaki amaç ve beklentilerin satıcı tarafından karşılanmadığı hususları dikkate alındığında davacının davaya konu aracın misli ile değişim talebinin iyiniyet kurallarına aykırı olmayacağı, davacının aracı satın aldığı tarih, ayıbın ortaya çıktığı zaman ve davanın açıldığı tarih aralığı değerlendirildiğinde talebin zamanaşımına uğramadığı, bu nedenle davacı tüketicinin gizli ayıp nedeniyle 6502 sayılı TKHK'nun 11. maddesi gereğince, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde olduğu, bu durumda davalıların ayıp sebebiyle sorumlu olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile dava konusu aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu itibarla; davalıların istinaf talebinin dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan incelemesi neticesinde; özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; HMK/353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine oy birliğiyle varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- HMK m.353/1.b.1 gereğince davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE,
- İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,
- Alınması gereken 5.202,25 TL istinaf karar harcından yatırılan 1.301,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 3.901,25 TL'nin davalı O... Otomotiv ve Kiralama Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş'den (Eski Ünvan O... Oto Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti) alınarak hazineye gelir kaydına,
- Alınması gereken 5.202,25 TL istinaf karar harcından yatırılan 1.301,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 3.901,25 TL'nin davalı S... Otomotiv Pazarlama A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,
- İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,
- Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 17/09/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
3...
4...
1...
3...
K.E.
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2...
KARAR NO : 2026/...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : V. N. (34401)
ÜYE : A. M. K. (41113)
ÜYE : E. G. (107504)
KATİP : S. D. (122061)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SİVAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
TARİHİ : 26/09/2025
ESAS NO : 2025/2...
KARAR NO : 2025/2...
DAVACI : H. A. Y. - -136...400
VEKİLLERİ : Av. YUSUF AYIK
Av. Ş. K.
DAVALI : 1 -OFZ OTOMOTİV TİCARET SANAYİ LİMİTED
ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. Y. O. K.
DAVALI : 2 -STELLANTIS OTOMOTİV PAZARLAMA ANONİM
ŞİRKETİ -
Barbaros Mah. Begonya Sok. Nidakule Ataşehir No:1/234746
Ataşehir / İSTANBUL
VEKİLİ : Av. A. D.
DAVANIN KONUSU : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı
Olmasından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2026
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ : 15/01/2026
SİVAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/09/2025
tarih ve 2025/2... E - 2025/2... K kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf
kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, 24/08/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından
11.10.2023 tarihli fatura ile davalı bayi yetkili satıcıdan (Ofz Otom. ...Ltd.Şti) sıfır (-0-) km
Citroen C4X Shine 1.2 Puretech 130 EAT 8 marka 58 ... 059 plaka sayılı araç satın
aldığını, müvekkilinin aracı kullanmaya başladıktan bir süre sonra henüz 1 yıl dahi dolmadan
araçta özellikle aracın boyasında, orjinal inci beyaz renginden farklı olarak siyah renk gibi
T.C. KAYSERİ BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2... - 2026/...
2/5
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana UYAP üzerinden erişilebilir.
haritamsı renk farklılıklarının meydana geldiğini, gündüz saatlerinde normal gün ışığında
aracın normal orijinal rengi olarak görülüp kusurun asla çıplak göz ile fark edilemediğini,
kusurun fark edilebilmesi için sadece gece saatleri gibi veya kapalı garaj gibi karanlık
ortamlarda aracın tavan bölgesine ışık tutarak dikkatlice bakmak gerektiğini, bunun üzerine
müvekkilinin 08.07.2024 tarihi sabahı Citroen Sivas yetkili servisi Oflazlar Otomotive
giderek şikayetini bildirdiğini ve şikayet dosyasının açılmasını talep ederek aracın boya
yönünden ayrıntılı bir şekilde incelenmesini talep ettiğini, müvekkiline aynı gün öğlen
saatlerinde yetkili servisten tarafından dönüş yapılarak aracı kapalı karanlık bir ortama
aldıklarında ve üzerine ışık tuttuklarında tavan ve motor kaputu bölümlerinde boya
dalgalanmaları olduğunu, bunun gün ışığında belli olmadığını sadece karanlık ortamlarda ışık
tutulması sonucu tespit edilebileceğini imalat sürecinde aracın hatalı boyandığını, araç ile
ilgili dosya açıldığını, fotoğrafların çekildiğini ve rapor tutulduğunu, Citroen Genel Merkeze
göndereceklerini belirterek müşteri hizmetleri ile iletişime geçmesinin söylendiğini,
Müvekkilinin tutulan rapor örneğinden bir nüshanın verilmesini talep ettiğinde ise şirket
prosedürleri gereği kendisine veremeyeceklerinin söylendiğini, müvekkil 23.07.2024
tarihinde de Citroen kurumsal e-mail adresine konu ile ilgili şikayetini ve mağduriyetinin
giderilmesini istediği bir e posta göndermiş, bunun üzerine 24.07.2024 tarihinde müşteri
hizmetleri müvekkili arayarak konu ile ilgili aracın boya hatasının olduğu bölümlerin ücretsiz
boyanması karşılığında değer kaybı bedeli üzerinde çalışma yaptıklarını belirttiklerini fakat
bu çalışmanın ne zaman sonuçlanacağı ile ilgili net bir tarih verilemeyeceği ve uzun
sürebileceğinin belirtildiğini, bunun üzerine müvekkilinin aracın yenisi ile değiştirilmesini
aksi halde hukuki yollara başvuracağını belirttiğini ve dava şartı arabuluculuk sürecinde de
anlaşma sağlanamaması üzerine iş bu davanın ikame edildiğini, bütün bu nedenlerle dava
konusu aracın asla kabul edilemeyecek ayıplarla malul olması nedeni ile aracın iadesi ile
ayıpsız misli ile değiştirilmesi için iş bu davanın açılması mecburiyeti hasıl olduğunu
belirterek fazlaya dair talep ve diğer dava hakları saklı kalmak kaydıyla gizli ayıplı
VR7...250 şase numaralı Citroen C4X Shine 1.2 Puretech 130 EAT 8 marka
58 ... 059 plaka sayılı aracın davalılara iadesi ile tüm iade ve değişim masrafları davalılara
ait olmak üzere müştereken ve müteselsilen -0-KM ayıpsız misli ile değiştirilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ofz Otomotiv vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın
davacıya ayıptan ari bir şekilde teslim edildiğini, araçta üretimden kaynaklı bir ayıp
bulunmadığını, davaya konu aracın boya bakımının mekanik bakımı kadar önemli olduğunu,
davaya konu aracın ayıpla olmadığını, dış etken kaynaklı olduğunun açık olduğunu,
davacının talebine göre ücretsiz onarım veya semen indirimine gidilmesinin gerektiğini, ayıp
oranında bedele indirimde gidilmesinin gerektiğini, dava konusu aracın kullanımından doğan
değer kaybının da araştırılmasının gerektiğini, alanında uzman bilirkişi heyetince araştırma
yapılmasının gerektiğini, aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmesi durumunda değer
kaybının davalı müvekkiline ödenmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar
verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar
verilmesini talep etmiştir.
Davalı Stellantis Otomotiv Pazarlama A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun bir bildirim yapılmadığını, davacı yanın
taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu araçta müvekkili şirkete atfedilecek
bir problem bulunmadığını, huzurdaki dava konusu araçta araç boyasından kaynaklı bir
üretim hatası bulunmadığını, bir yıl gibi uzun bir süre kullanılan ve hangi dış etkenlere maruz
kaldığı bilinmeyen bir aracın, üretim kaynaklı olarak boya problemi yaşadığı yönündeki
iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının taleplerinin kabulü halinde
orantısız güçlük meydana geleceğini, hak ve menfaat dengesinin bozulacağını belirterek
davanın reddine karar verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde
bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde davacı dava konusu aracın sıfır olarak alındığını ancak özellikle
boya açısından çıplak ve aydınlıkta kolay anlaşılmayan ayıplı olduğunu, ayıbı fark edince
satıcı firmaya durumu bildirdiğini, ön incelemede ayıbın kabul edilmesine rağmen yetkili
firma tarafından kendisine uuzn süre cevap verilmediğini beyanla 58 ... 059 plaka sayılı
aracın davalılara iadesi ile tüm iade ve değişim masrafları davalılara ait olmak üzere
müştereken ve müteselsilen -0-km ayıpsız misli ile değiştirilmesini istediği davalıların ise
davanın reddini talep ettikleri, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarında "araçta ton
farklılıklarının bulunduğunun ve bunun nedeninin aracın boyama öncesinde daldırma
havuzlarında kir ve yağdan tamamen arındırılması gerekirken, ya daldırma havuz sıvısının
limit değerler üzerinde kirlenmiş olması ya da araç kaporta aksamını temizliğini yapan
makine ve ekipmanlardaki arıza nedeniyle aracın kaporta aksamının kir ve yağdan tam
arındırılamaması ve bu şekilde üzerine atılan astar ve/veya boyanın yüzeye tam nüfuz
etmemesi nedeniyle oluşan bölgesel ton farklılıklarından kaynaklandığının, araçta kaporta
aksamında her parçada çeşitli boyutlarda çok dikkatli ve ışık açılarını değiştirerek yapılan
incelemede çıplak göz ile görülebilen üretimden kaynaklı boya hataları olduğunun, aracın
kaporta boyasının gizli ayıplı olduğunun" tespit edildiği, davacının dava konusu aracı
11/10/2023 tarihinde 0 km olarak satın aldığı, araçta üretimden kaynaklanan gizli ayıp
niteliğinde boya hatalarının mevcut olduğu, alınan raporlarda boya hatalarının tüm kaporta
aksamı ile illiyet bağının bulunduğu ve ayıbın giderilmesinin tüm kaportanını boyanması ile
mümkün olabileceği bu durumun ise aracın değer kaybında önemli faktör oluşturacağı, her
ne kadar davalı tarafça boya hatalarının aracın kullanıma yararlanılmasına etki etmediği
davacının araçtan fayda sağlamaya devam ettiği şeklindeki itirazları mevcut ise de davacının
2023 model dava konusu aracı 0 km olarak satın aldığı 0 km alınan bir araçta henüz
satımdan itibaren bir yıl dahi dolmadan ve 15.000 km de iken boya hatalarını kabul edip
aracın değerini önemli ölçüde düşürecek nitelikte orjinal boyasını değiştirmesinin boya
hataları olan yerleri yeniden boyatarak aracın tamir edilmesine tüketiciden katlanmasının
beklenemeyeceği, aracın boya kusurlu kaput ve tavanının yeniden boyanmasının aracın
orijinalliğini bozarak ikinci el piyasasında hasarlı araçlarla aynı statüye sokacağı, oysa ki
davacının aracını 0 km olarak aldığı, boya kusurunun aracın kullanımını etkilemeyecek ise
de davacının 0 araç almaktaki menfaatini etkileyeceğinin tartışmasız olduğu, davacı
tüketicinin Tüketici Kanununda düzenlenen seçimlik haklardan aracın ayıpsız misli ile
değiştirilmesi talebinde haklı olduğu şartlarının oluştuğu anlaşılmakla oluşan vicdani
kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın KABULÜ ile, 1-)Dava
konusu 58 ... 059 Plakalı, VR7BD HNSBPE060250 şase numaralı, CITROEN marka, C4X
Shine 1.2 Puretech 130 EAT 8 “2023” model aracın her türlü takyidattan ari olarak davacı
tarafından davalılara İADE edilerek davalılarca müştereken ve müteselsilen aynı marka ve
model sıfır kilometre ayıpsız misli ile DEĞİŞTİRİLMESİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalılar vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı OFZ OTOMOTİV TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ vekili
tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme
esas edilen bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, aracın üreticisi
olmayan müvekkil hakkında husumetten red verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından
dosya kapsamında yer alan; aracın ayıplı olmadığına ilişkin uzman görüşü, aracın
onarılmadan kullanılması halinde cüzi bir değer kaybı oluşacağına ilişkin hükme etki edecek
teknik belge ve delillerimizi değerlendirilmemiş, eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu,
T.C. KAYSERİ BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2... - 2026/...
4/5
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana UYAP üzerinden erişilebilir.
araçta ayıp mevcut olmadığını, yerel mahkeme tarafından kanunu uygulamada ve gerekçede
hataya düşüldüğünü, işbu nedenle, yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu,
yerel mahkeme tarafından hukuka aykırı bir gerekçe ile hüküm oluşturulduğunu, dosya
kapsamında hükme esas edilebilecek nitelikte bir bilirkişi raporu mevcut olmadığını, bilirkişi
raporuna karşı itirazlarımız yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, ayıptan sorumlu
tutulma koşullarından olan “ayıbın önemli olması” unsuru gerçekleşmediğini, araçta her ne
kadar üretimden kaynaklı bir ayıp olmasa da, davacının sorununu "iyi niyet çerçevesinde"
karşılamak ve son derece önem verilen müşteri memnuniyetini sağlamak adına, çok kısa
süren ve çok basit bir tamir yöntemi ile onarım yapıldığını, Sivas 2. Asliye Hukuk
Mahkemesinin 2025/2... E. ve 2025/248K. Sayılı ve 26/09/2025 tarihli kararına karşı istinaf
başvurusunun kabulüne, Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/2... E. ve 2025/248K.
Sayılı ve 26/09/2025 tarihli kararının kaldırılarak Sayın Daire tarafından dosya üzerinde
inceleme yapılması sonucunda taleplerimiz doğrultusunda davanın reddine karar verilmesine,
Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep
etmiştir.
Davalı TOFAŞ TÜRK Otomobil Fabrikası A.Ş. vekili tarafından ilk derece
mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete usule uygun
bir bildirim yapılmadığını, yerel mahkeme kararı kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemece,
eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde karar verildiğini, dava konusu araçta
üretim kaynaklı bir problem bulunmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda
hatalar bulunduğunu, yerel mahkemece itirazlarımız doğrultusunda ek rapor dahi
aldırılmadığını, yerel mahkemece verilen karar, eksik inceleme neticesinde verildiğini, dava
konusu araç hakkında bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybı bedeli fahiş olduğunu,
hükme esas alınan rapor denetime elverişli değildir. tkhk m.11/f.3 kapsamında değerlendirme
yapılamadığını, dava konusu araçta; kullanımı ve faydalanmayı etkileyen bir problem
bulunmadığından, yerel mahkeme kararı ölçüsüz olup, hak ve menfaat dengesi ile
bağdaşmadığını, kullanıma dayalı değer kaybının hesaplanması ve müvekkil şirkete iadesi
gerekirken bu yönde bir karar verilmemesi hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının hüküm
kısmında hata bulunduğunu, Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/2... Esas-
2025/2... Karar sayılı dosyasının, 26/09/2025 tarihli kararının istinaf incelemesi
doğrultusunda kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar
verilmesini, tehir-i icra taleplerimizin kabulüne ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin
davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap
dilekçesinde özetle; Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2025/2... Esas – 2025/2... Karar
sayılı kararının hukuka, usule ve dosya kapsamına tamamen uygun olmakla, istinaf eden
davalıların tüm taleplerinin REDDİNE, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin istinaf
edenler üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle
sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü
takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, ayıplı araç satışından kaynaklı ayıpsız misli ile değişim talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi
raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında,
davaya konu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile davanın kabulüne ilişkin verilen kararda
yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve
dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalıların yukarıda
yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun
olduğu anlaşıldığından davalıların istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi
uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- SİVAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin (Tüketici mahkemesi sıfatıyla)
istinafa konu edilen 26/09/2025 tarih ve 2025/2... E - 2025/2... K sayılı nihai kararının usul
ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun
HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 91.355,26'şar TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf
eden davalılar tarafından peşin yatırılmış 22.839,00 TL harcın mahsubu ile bakiye
68.516,26'şar TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalılardan alınarak
Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama
giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet
ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın
tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği
ile karar verildi. 15/01/2026
Vedat NACAR
Başkan 34401
Ali Mustafa
KUZUGÜDEN
Üye 41113
Erdal GÜRCÜ
Üye 107504
Serap DEMİR
Katip 122061
Dikkat: Yukarıdaki makalenin tüm hakları saklıdır (© Hukuk Makaleleri/ Tüketicinin Tercih Hakkı -2011). Makale veya makalenin herhangi bir kısmını veya Mahkeme Kararlarını, herhangi bir iletişim ortamında (internet, basın veya yerel ortamlar) veya mahkeme dava dosyalarında Av.Yusuf Ayık'tan yazılı izin alınmadan kullanılamaz. Aksi durumlar emeğe saygısızlık ve 5846 sayılı Fikir ve San. Es. Kanunu'na muhalefet anlamına geleceği gibi uğranılan zararlar nedeniyle de herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.
Galeri
İlgili makaleye ait galeri bulunmamaktadır.
Video
İlgili makaleye ait video bulunmamaktadır.