Diğer Tüketici Mahkemesi Kararları

                          T.C.                                                                                              e-imzalıdır

                   İSTANBUL

      BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

          18. HUKUK DAİRESİ



DOSYA NO: 2019/2267 

KARAR NO: 2022/902                                                TÜRK  MİLLETİ  ADINA     

           BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI



 


İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/05/2019

NUMARASI: 2018/719 Esas, 2019/396 Karar 

DAVACI: N.A-     

VEKİLİ: Av. YUSUF AYIK - Halaskargazi Cad. Küçük Bahçe Sk. No:29 Topdemir İş Merkezi D:18-19 34360 Şişli/ İSTANBUL

DAVALI: 1 -H. OTOMOTİV Y. VE PAZ.A.Ş - 

  VEKİLİ: Av. A.Y  

DAVALI: 2 -M... ANONİM ŞİRKETİ   

VEKİLİ: Av. AT

İHBAR OLUNAN: 1 -M. OTOMOTİV TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - 

VEKİLİ: Av. ABDULLAH PEHLİVAN - İstanbul Dünya Ticaret Merkezi A-3 Blok K:16 No:461 Yeşilköy Bakırköy/İSTANBUL

İHBAR OLUNAN: 2 -N... MOTORLU ARAÇLAR LİMİTED ŞİRKETİ     

DAVANIN KONUSU: Ayıplı Aracın Ayıpsız Misli ile Değişimi ve Tazminat 

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:  06/04/2022

KARARIN YAZILDIĞI  TARİH :  11/04/2022                 


Taraflar arasındaki ayıplı aracın ayıpsız misli ile değişimi ve tazminat davasın verilen karara karşı taraf vekillerince süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;                 

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.08.2017 tarihinde davalı yetkili bayiden müvekkili davacının satın aldığı M.... model ve marka sıfır aracın, satıştan  4 ay sonra "motor arızası işareti" verdiğini, yetkili bayide bazı müdaheleler ve tamiratlar  yapılarak aracın teslim edildiğini; aracın 15000 km bakımı yapılırken yine araçtaki motor ve diğer şikayetler nedeniyle servis fişi altına alınarak arızanın kullanım kaynaklı olmadığı belirlenerek 23.01.2018 tarihli iş emri ile "turbo şarj borusu ve turbo şarj hava değişim/onarım" işleminin yapıldığını; 26.06.2018 tarihinde "manevra /direksiyon arıza" işareti verdiğini, direksiyonun kilitlenerek aracın yolda kaldığını, yetkili servis tarafından yazılım yüklenerek aracın müvekkiline teslim edildiğini; 25.09.2018 tarihinde aynı arızanın tekrarladığını, direksiyonun kilitlendiğini, aracın çekici yardımı ile servise götürüldüğünü, araçtaki arızanın direksiyon sisteminden kaynaklandığını ve tüm direksiyon sisteminin değişmesi gerektiğinin bildirildiğini, bunun üzerine distribütör ve satıcı firma ile yaptığı görüşmelerde aracın değişimini talep edilmişse de bu talebin reddedildiğini, hatta arızanın kullanım kaynaklı olduğu garanti kapsamında tamir edilemeyeceğinin bildirilerek tamir ücretini ödenmesinin istendiğini, ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığı ve 05.10.2018 tarihinde aracı teslim alındığını, araçtaki problemlerin giderilemediğini, şu anda bir hata vermese dahi her an tekrar yolda kalılanabileceğini, aracın orjinalliğini yitirmiş olması nedeniyle araca olan güvenin kalmadığını, araçtaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğunu ileri sürerek, aracın misli ile değiştirilmesi ve tahsil edilen 26.600,27 TL onarım masrafının tahsiline; mümkün olmaması halinde 26.600,27 TL lik onarım masrafı ile birlikte şimdilik 10.000 TL değer kaybına ilişkin taleplerinin ödeme ve dava tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile hüküm altına alınması talep ve dava olunmuştur.                                                   

Davalı M.... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; araçtaki arıza bilgilerinin davacı tüketiciden ağır kusur ve hile ile gizlendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, dava konusu aracın servise bakım için başvurduğunu araçta herhangi bir arıza bulunduğu vs yönünde bir başvurunun sözkonusu olmadığını, aracın 23.01.2018 tarihinde 15.000 km bakımı için yetkili servise bırakıldığını, her ne kadar " diğer şikayet nedeni ile servis fişi altına aracın arızasının kullanım kaynaklı olmadığı " şeklindeki ifadenin hatalı olduğunu, zira dava konusu aracın servise bakım için başvurduğunu, 26.06.2018 tarihinde N. ... AŞ'ye  manvera yardım ikazı yanıyor şikayeti ile giriş yaptığını, şikayetin garantiden giderilerek aracın sorunsuz olarak davacıya teslim edildiğini,  03.09.2018 tarihinde M ... Aş ye  "araç ön kısmından çukura düşmüş, hasar tespit onarım" şikayeti ile başvurulduğunu, dolayısıyla dava konusu aracın hasarlı olduğunu, 25.09.2018 tarihinde direksiyonda serleşme oluşyor şikayeti ile M.. Aş ye başvurulduğunu, sunulan fotoğraflarda da görüldüğü üzere jantlarda oluşan darbelerin aracın kullanımı sırasında kaldırıma çıkartılması sonucu oluştuğunun servis tarafından değerlendirildiğini, kullanıma bağlı olarak oluşmuş olan arızanın garanti kapsamında sayılamayacağını, belirtilen şikayetlerin tamamen birbirinden farklı şikayetler olduğunu, kanunun emredici hükümlerine göre verilen garanti ayıba karşı tekeffül müessesini ortadan kaldıracak nitelikte, her şikayet ve arızanın aracın değiştirilmesi veya bedelin iadesine sebep olacak nitelikte olduğunun düşünmenin hukuka ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu, araçta maldan yararlanmayı önemli ölçüde azaltacak ya da ortadan kaldıracak imalattan kaynaklı herhangi bir ayıp sözkonusu olmadığını, davacının onarım seçimlik hakkını kullanmış olup şikayetin giderildiğini, dava konusu aracın sahibinin kullanımına bağlı hasarlı araç olup olmadığının araştırılması taleplerinin olduğunu, hal ve şartların sözleşmeden dönmeyi haklı göstermiyorsa da hakim kullanılan dönme hakkının yerine sadece bedel indirimine hükmedebileceğini, avans faizi talebinin mümkün olmadığını, değer kaybına ilişkin talebin hukuken mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.  

Davalı H... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; araçta imalat ve üretimden kaynaklı bir kusur bulunmadığını, aracın ayıpsız bir şekilde davacıya teslim edildiğini, aracın H .. Otomotivin yetkili servisine getirilmemesi nedeniyle varsa servis hatasının aracın teslim edildiği ve onarımına izin verilen servislerden zararın talep edilmesi gerektiği, aracın servise getirilerek garanti kapsamında onarımlarının yapıldığını, araç değişimine karar verilebilmesi için araçta imalat hatası bulunması ve bu arızanın esaslı olması ve gidirelebilir mahiyette olmaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; "direksiyon kutusu arıza onarım bedeli toplam 26.600,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine" karar verilmiş; bu karar taraflarca istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu aracın müvekkili tarafından servise bırakıldığını ancak davalılar ve yetkili servisleri tarafından müvekkilinin onayı dışında tamir edilerek tamir masraflarının tahsil edildiğini, müvekilinin aracın değişimine dair talep haklarını saklı tutarak ve bu konudaki şerhi araç teslim tutanağı altına yazarak aracın teslim alındığını, mahkemece belirlenen tamir masrafları araç değerine oranla önemsiz bir miktar olmayıp misli ile değişim kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilin önemli bir bedel ödeyerek ve güvenilir olduğunu düşünerek aracı 0 km aldığını, oluşan arızalar nedeniyle araçtan beklenen faydanın sağlanamadığını, misli ile değişime yönelik karar verilmesi gerektiğini, bir taraf için ticari olan iş diğer taraf için de ticari olacağından avans faizine hükmedilmesi gerektiğini ve faizin de ödeme tarihinden itibaren iade edilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, öncelikli talep doğrultusunda aracın ayıpsız misli ile değişimine ve tamir masraflarının tahsili yönünde karar verilmesi, mümkün değilse davanın kabulü ile araç tamir masraflarının yasal faizi ile değil avans faizi ile ödeme tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı H..  Otomotiv vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu arıza nedeniyle  imalat/üretim hatası bulunduğuna dair varılan hükmün hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna yaptıkları itiraza itibar edilmediğini, araç üzerinde üstün körü bir inceleme yapıldığını, araç üzerinde yapılan hiçbir teknik inceleme verisi bulunmadığını, bilirkişilerin servis kayıtları, formlar vs belgeri incelenmek suretiye kanaate vardıklarını, rapor bu haliyle hükme esas alınamayacağını, aracın aslına uygun onarım yapılmadan tüketiciye teslim edildiyse olayda servis hatasının bulunup bulunmadığı ayrı bir konu olduğunu, aracın ayıpsız kusursuz bir şekilde davacıya teslim edildiğini,  direksiyon kutusu arızasının davacının kötü kullanımı nedeniyle meydana geldiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı M .. A.Ş vekili istinaf dilekçesinde dilekçesinde özetle; dava konusu aracın 23.01.2018 tarihinde 15.000 km bakımı için yetkili servise bırakıldığını ve  aracın bakım işlemlerinin yapıldığını, 26.06.2018 tarihinde N... Motorlu Araçlar Türk AŞ'ye  "manvera yardım ikazı yanıyor" şikayeti ile giriş yaptığını, şikayetin garantiden giderilerek aracın sorunsuz olarak davacıya teslim edildiğini;  03.09.2018 tarihinde M.. Ticaret Türk AŞ'ye  "araç ön kısmından çukura düşmüş, hasar tespit onarım" şikayeti ile başvurulduğunu, dolayısıyla dava konusu aracın hasarlı olduğunu; 25.09.2018 tarihinde "direksiyonda serleşme"  şikayeti ile M... Ticaret Türk AŞ'ye başvurulduğunu, sunulan fotoğraflarda da görüldüğü üzere jantlarda oluşan darbelerin aracın kullanımı sırasında kaldırıma çıkartılması sonucu oluştuğunun servis tarafından değerlendirildiğini, kullanıma bağlı olarak oluşmuş olan arızanın garanti kapsamında sayılamayacağını, belirtilen şikayetlerin tamamen birbirinden farklı şikayetler olduğunu, bilirkişi raporundaki servis tarafından direksiyondaki arızanın kök nedeni tespit edilmeden ve de tekrar soketin takılarak çalıştığının görülmesi üzerine müşteriye teslim edildiği tespit edilmiştir şeklindeki değerlendirme mezkur araçla ilgili servis işlemlerini yapmış olan servisin sorumluluğunu doğuracağından herhangi bir servis hizmeti vermeyen ithalatçı müvekkil şirketin sorumlu tutulmuş olmasının hatalı olduğunu, davacının şikayetinin üretim kaynaklı bir arızadan kaynaklanmadığından imalatçının/ithalatçının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından arızanın servis kusurundan kaynaklanıp kaynaklamadığının tespitinin gerektiğini, bilirkişi raporundaki üretim hatasına ilişkin görüşün hiçbir teknik veriye dayanmadığını, servis kayıtlarındaki işlemlerin nitelikleri ve aracın kullanımına engelleyen bir durum olmadığı hususlarının gözardı edildiğini, bilirkişi raporunda dava konusu aracın kullanıma bağlı hasara uğradığının belirtildiği ancak bu hasarın araçta yaratmış olduğu değer kaybı ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, dava konusu aracın sahibinin kullanımı sırasında trafik kazasına karşımış hasarlı bir araç olduğu hususu bilirkişiler tarafından tespit edildiğini, bu kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybı yönünden bir değerlendirme yapılmadığını, dava konusu aracın kullanımı sırasında meydana gelen kaza sonucunda aracın hasarlanmasının kullanıcı kaynaklı olduğunu, ek raporun da aynı gerekçe ile yetersiz olduğunu, itirazları karşılar nitelikte olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, ayıplı araç satışından kaynaklı misli ile değişim talebinin yanı sıra aracın onarımı için yapılan masrafların tahsili; mümkün olmaması halinde ise onarım masrafları ile birlikte araçtaki değer kaybı belirlenerek bunun tahsili isteklerine ilişkindir.

Davacı, davalı şirketten satın aldığı aracın ayıplı olduğu ve bu ayıbın üretimden kaynaklı olduğuni ileri sürmüş; davalılar ise ayıp iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince taraf delilleri toplanmış, araç satış sözleşmesi ve aracın servis formları ve araçta tamire ilişkin kayıt ve belgeler getirtilip alınan bilirkişi kök ve ek  raporlar gözetilerek,  dava konusu araçta üretim ve imalat kaynaklı ayıbın bulunduğu, davacının araçtan beklenen faydayı sağlayamadığı, direksiyon kutusundaki parçanın onarımının değer kaybı oluşturmayacağı, aracın ücretsiz değişimini gerektirecek ölçüde araçta hasar oluşmadığı gerekçesi ile davacının aracın onarımı için yapmış olduğu  26.600,27 TL masrafın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

Dava konusu aracın  06.08.2017 tarihinde 152.078,60 TL bedelle davacı tarafından sıfır (0) km olarak satın alındığı, davalı H.. Otomotiv'in aracın satıcısı, diğer davalı şirketin ise aracın üretisici/ithalatçısı olduğu anlaşılmaktadır.  

23.01.2018 tarihinde 15.760 km'de, 30.04.2018 tarihinde 24.210 km'de, 26.06.2018 tarihinde 30.400 km'de, 16.07.2018 tarihide 32.069 km'de, 03.09.2018 tarihinde 41.355 km'de, 05.10.2018 tarihinde 41.356 km'de, 21.12.2018 tarihinde 49.101 km'de araca servis tarafından bir takım iş ve işlemler yapıldığı; davacının 05.10.2018 tarihli işlem nedeniyle yapılan" direksiyon dişli kutusu, yürür aksam ölçümü, hidrolik direksiyon sökülmesi ve takılması, çekici ücreti" olmak üzere ihtirazi kayıt koymak suretiyle toplam 26.600,27 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda, öncelikle araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunup bulunmadığı tespit edilerek, aracın misli ile değiştirilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı, bu mümkün değil ise araçta bir değer kaybının oluşup oluşmadığı ile "ücretsiz onarım hakkı" nedeniyle buna ilişkin yapılan masraflarının iadesinin mümkün olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gereklidir.

6502 sayılı Yasa'nın 11/1.maddesinde, malın ayıplı olması durumunda tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Ne var ki, tüketici bu hakkını kullanırken objektif iyiniyet kuralları içerisinde hareket etmek zorundadır.6502 sayılı Yasa 11/3. maddesinde “Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.” düzenlemesi mevcuttur. Yine aynı Yasa'nın 83/1. maddesi ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümlerin uygulanacağı düzenlemesi yapılmıştır. Görüleceği üzere yasa koyucu, 11. maddenin birinci fıkrası ile tüketicinin seçimlik haklarını sıralama yoluyla düzenlemiş, bu seçimlik haklardan “ücretsiz onarım” ve “malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi” seçimlik haklarının kullanılması halinde karşı taraf için hakkaniyete aykırı olarak orantısız güçlüklerin ortaya çıkması halini ise tüketici insiyatifinde olan seçim hakkının bir istisnası olarak aynı maddenin üçüncü fıkrasında hüküm altına almıştır.

Bu düzenleme ile aynı mahiyette olan bir düzenlemeye de 6098 sayılı TBK’nın 227/3. maddesinde yer verilmiş olup, buna göre, “Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.” Her iki düzenlemede esas olarak kullanılan seçimlik hakkın ortaya çıkaracağı sonucun karşı taraf için orantısızlık yaratması ve durumun bunu haklı göstermemesi gibi özünde Türk Hukuk sisteminin temelini oluşturan hakkaniyet ilkesine dayanmakta olup; somut olayın yapısı ve bu ilkenin uygulanırlığı noktasında takdir hakkını da hakime yüklemiştir.  (Yargıtay 13.HD'nin 2018/929 Esas-2020/2698 Karar sayılı, 20/03/2018 gün ve 2018/3387 Esas-2020/5467 Karar sayılı  ilamları)

İlk derece mahkemesince araç başında yapılan keşif sonrası, konusunda uzman Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi öğretim üyelerinden teşekkel bilirkişi heyetinden alınan 22.09.2019 tarihli raporda "Davaya konu aracın servis geçmişi incelendiğinde; 26.06.2018 tarihli servis evrakı ve eklerinden anlaşılacağı üzere, aracın gösterge panelinde manevra ikazı ışığı yandığı ve de aracın çekici marifetiyle 30.400 km'deyken yetkili servise götürüldüğü tespit edilmiştir. Garanti formunda ise, araca acil servis hizmetinin uygulandığı ve de direksiyonun ağır olduğunun görülerek çekici ile servise getirildiği, aracın kumanda kutusunu tanımadığının görüldüğü ve manuel olarak da kumanda kutusuna bağlanılamadığı, direksiyon geriliminin ölçüldüğü ve de hattın kontrol edildiği ve de problem görülmediği, ardından direksiyon soketinin takıldığı ve çalıştığının görülmesi üzerine, test sürüşüne çıkıldığı tespit edilmiştir. Ancak, servis tarafından direksiyondaki arızanın kök nedeninin tespit edilmeden ve de tekrar soketin takılarak çalıştığının görülmesi üzerine müşteriye teslim edildiği tespit edilmiştir. Ş. A. 'ın Hasar Servis Müdürlüğü'ne yazmış olduğu beyanda, 31/08/2008 tarihinde saat 22:30 esnasında yol üzerindeki hafif bir çukura girmesi sonucunda jant ve motor korumasının hasar gördüğü, bir süre sonra aracına manevra arıza ikaz ışığı yanarak direksiyon simidinin dönmediğini ifade etmiştir. Diğer taraftan, tahkikat evrakına ibraz edilen servis formları ve ekspertiz raporu beraber değerlendirildiğinde, davaya konu aracın 31/08/2018 tarihli olayda, yalnızca direksiyon kutusunun arıza yapması ve dier aksamlarının meydana gelen olayda hasar görmemiş olması, davaya konu direksiyon kutusu arızasının zaten halihazırda mevcut olduğu kanaati heyetimizce oluşmuştur. Zira, davaya konu aracın yalnızca direksiyon kutusunun arızalanarak, çukura girmeden dolayı rot kolları, rotiler, salınacak ve süspansiyon sisteminin herhangi bir ciddi hasar almaması ve değişmemesi, davaya konu arızanın zaten halihazırda araçta mevcut olana ve aslına uygun onarım gerçekleştirilmeden tüketiciye teslim edilen aracın direksiyon kutusu kaynaklı meydana geldiği, dolayısıyla davaya konu aracın Ayıplı Mal olarak değerlendirilmesi gerektiği, davaya konu direksiyon kutusu arızasının onarım bedelinin 05/10/2018 tarihli e faturadan da anlaşılacağı üzere 26.600,27 TL tuttuğu ve bu meblağın tüketici tarafından ödendiği tespit edilmiştir." görüş ve kanaatine varılmıştır.

İtiraz üzerine aldırılan 24.04.2019 tarihli ek raporda "...davaya konu araçta yalnızca direksiyon kutusunun çukura girmeden dolayı arızalanarak rot kolları, rotiller, salıncaklar ve taşıt askı sistemlerinin hasar almamasının davaya konu araçta üretim ve imalat kaynaklı ayıbın mevcut olduğunu gösterdiğini ve ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiği ancak davaya konu direksiyon kutusu arızasının onarımının gerek 01/06/2015 tarihli Hazine Müşteşarlığının hesaplama yöntemine gerek SED'e göre gerekse de yerleşik içtihatlarca belirlenen reel değer kaybına göre, sökülebilir, takılabilir dışarıdan görünmeyen direksiyon kutusu gibi bir parçanın onarımının değer kaybı oluşturmayacağı..." görüş ve kanaatine varılmıştır.

Somut olay ele alındığında; Dava konusu aracın sıfır kilometre olarak  06.08.2017 tarihinde 152.078,60 TL bedelle satın alınmasını mütekaip, 1 - 1,5 yıllık süre içerisinde değişik tarihlerde benzer şikayetlerle servise götürülmüş olduğu, bazılarında yolda kalarak çekici marifetiyle servise götürelebildiği, son olarak " direksiyon dişli kutusu, yürür aksam ölçümü, hidrolik direksiyon sökülmesi ve takılması, çekici ücreti " olarak 26.600,27 TL tahsilat yapıldığı, araçta yapılan direksiyon dişli kutusunun değiştirilmesi işleminin araçta beklenen faydayı azaltarak, davacı tüketicinin araca olan güveninin azalmasına yol açtığı, alınan bu miktar araç bedeli olan 152.078,60 TL ile oranlandığında azımsanamayacak bir oranın ortaya çıkacağı, davacının onarım bedeline ilişkin tahsilat yaparken " ihtirazi kayıt " düştüğü, bu hususlar birlikte ele alındığında  TKHK'nun 11/3 maddesinde hüküm altına alınan "misli ile değişim" seçimlik hakkın kullanımının yasal şartlarının oluştuğu, bu halde davacıdan tahsil edilen onarım bedelinin davalılar tacir oldukları gözetilerek avans faizi ile hüküm altına alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı istinaf talebinde haklıdır. 

Bu itibarla; davalıların istinaf taleplerinin reddine, davacının istinaf talebinin kabulü ile  HMK m.353/1-b-2 gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu aracın seçimlik haklar kullanılmasına rağmen üretimden kaynaklı gizli ayıp mevcudiyeti ve tekrarı nedeniyle misli ile değişim talebinin kabulüne, dava konusu aynı özellik ve vasıflardaki aracın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının elindeki ayıplı aracın davalıya teslimine, davacıdan alınan 26.600,27 TL onarım bedelinin davalılardan avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.                     

HÜ K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

A.İstinaf Başvurusu Yönünden;

1.Davalıların istinaf taleplerinin REDDİNE,      

2.Davacının istinaf talebinin KABULÜNE, HMK m. 353/1-b-2 uyarınca BAKIRKÖY 5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ'nin 23/05/2019 tarih, 2018/719 Esas, 2019/396 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,                                                            

3.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,

4.Alınması gereken istinaf harçları peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına,                                  

B.Davanın Esası Yönünden;       

1.DAVANIN KABULÜNE; dava konusu 3..  ... plakalı, M.... marka ... motor nolu, ... şase nolu kutup beyazı araç ile aynı özellik ve vasıflardaki "0 km" aracın tüm değişim masrafları davalılara ait olmak üzere davalı H ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,    

Davacının elindeki dava konusu 3..  ...  plakalı, M.... marka ... motor nolu, ... şase nolu .. ayıplı aracın tüm değişim masrafları davalılara ait olmak üzere,trafik sicil kaydı üzerinde varsa tüm vergi,trafik cezası,haciz v.b tüm takyidatlardan ari olarak  davalı H ... A.Ş.'ye teslimine,         

Davacıdan alınan 26.600,27 TL onarım bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihi olan 12/10/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,     

2.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,                                         

3.Alınması gereken 12.205,51 TL karar ve ilam harcından ilk derece mahkemesi kararı sonrası bakiye karar harcı olarak yatırılan 1.817,06 TL'nin düşülerek bakiye 10.388,45 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irad kaydına, 

4.Davacının yargılama aşamasında yapmış olduğu toplam 2.057,65 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalıların yapmış oldukları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına

6.Bakiye gider avanslarının karar kesinleşince yatıran taraflara iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 

Dair, HMK m. 361 uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 06/04/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.           


Başkan

30674

 


Üye

35849

 


Üye*

105032

 


Katip

130450

 

T.C.

  YARGITAY

 3. Hukuk Dairesi


ESAS NO: 2022/5138 

KARAR NO: 2022/6501




T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L A M I



İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ

TARİHİ: 06/04/2022

NUMARASI: 2019/2267-2022/902

DAVACI: N.A VEK.  AV. YUSUF AYIK 

DAVALI: 1 -H ......... A.Ş 

VEK. AV. A. Y.

2 -M. ... ANONİM ŞİRKETİ VEK. AV. A. T. 

İHBAR OLUNAN: 1 -M. . OTOMOTİV TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ  VEK.  AV. A.P 

                                      2-.............. MOTORLU ARAÇLAR LİMİTED ŞİRKETİ

İLK DERECE

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/05/2019

NUMARASI: 2018/719-2019/396




Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ayıplı mal davasında verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı  tarafın  istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında verdiği kararın, davalı H  Otomotiv Yatırım ve Pazarlama A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi duruşmalı, davalı M.. A.Ş. vekili  tarafından duruşmasız olarak istenilmişse de, temyize konu edilen kararda dava değeri, duruşma sınırının altında olduğundan, duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle, taraf vekillerinin süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteklerini incelenmesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:



                                                      ./..






ESAS NO: 2022/5138                         -2-

KARAR NO: 2022/6501





                                     Y A R G I T A Y   K  A R A R I    


Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 9.154,00 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı H ... Otomotiv Yatırım ve Pazarlama A.Ş.'ne  9.154,00 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı M .. A.Ş.'ne yükletilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 14/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

 M. DUMAN

Üye

 H. ÖZDEMİR

Üye

 A. F. AYAZ

Üye

 H. KANIK

Üye

 E. ATEŞ




T.C.
İSTANBUL
2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

Davacı tarafından davalılar aleyhine mahkememize açılan ayıplı mal davası ile ilgili olarak mahkememizce yapılan açık yargılaması sonucunda dosya incelendi.


GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava  dilekçesinde; Müvekkilinin  2006 model ….. 1.5 VGT HY KLM marka ve model  hususu aracı  13/12/2005 tarihli fatura ile satın aldığını  ve aracın  34 .. ….  plaka ile trafiğe müvekkili adına kaydının yapıldığını,  ………

Davalı …. Motorlu Araçlar İnş. Taah. San. Ve Tic. A.Ş.   Satıcı sıfatıyla, diğer davalı …. Otomotic San. Ve Tic. A.Ş. ise ithalatçı olarak tüketiciye karşı ayıplı maldan müşterek müteselsilen sorumludur.(4077 sayılı yasanın 4. madde,  3 ve 4. fıkraları)

Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları nazara alındığında, davalı …. Motorlu Araçlar İnş. Taah. San. Ve Tic. A.Ş. ‘nden   13/12/2005 tarihinde satın alınan diğer  davalı  …. Otomotic San. Ve Tic. A.Ş. ‘nin ithalatçı olduğu  dava konusu araç 10/05/2008 – 21/06/2008  - 12/07/2008  - 29/11/2008  - 04/04/2009 – 25/04/2009 – 29/04/2009 – 05/06/2009 – 11/07/2009 – 12/10/2009 - 10/11/2009  -12/12/2009  ve 19/12/2009 tarihlerinde  çeşitli şikayetlerle yetliki servise başvurulduğu  ve yapılan bilirkişi incelemesi sırasında da  aracın su alması  probleminin giderilemediği anlaşılmakla davanın kabulüne  ve ayıplı olduğu anlaşılan dava konusu  34 ..  ….  plakalı D4 FA5U745791 motor nolu  aracın davalılara iadesine ve davaının araç için ödediği  21.662,44 TL’den araç davacı kullanımında iken kullanıcı kusuruyla oluşan trafik kazası nedeniyle oluşan hasardaki  değer kaybı  olarak bilirkişilerce belirlenen  1.000 TL ‘nin mahsubuyla  20.662,44 TL ‘nin ayıplı aracın davalılara teslim tarihinden itibaren hesaplanacak  olan değişken oranlardaki  reeskont faiziyle davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

Katip 99644                                                            Hakim 29881

 

 

T.C.
İSTANBUL
4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

Mahkememizde görülmekte bulunan Ayıplı Mal - Bedel İadesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Mahkememizce oluş ve delillere uygun bilirkişi raporuna itibar edilmiş, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik soyut ve dayanaksız itirazları red edilmiştir.

4822 sayılı yasayla değişik 4077 sayılı yasanın 4.maddesinde “ ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma klavuzunda yada reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standartından , teknik  düzenlemesinde tesbit edilen nitelik veya niteliği  etkileyen niceliğine aykırı olan yada tahsis veya kullanım amacı bakımından değerinin veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi , hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar ayıplı mal olarak kabul edilir. Tüketici  malın teblimi tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda bedel iadesinde içen sözleşmeden dömme , malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi yada ücretsiz onarım isteme hakkına sahiptir. Satıcı Tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür”.............denilmekte, aynı yasanın 13. maddesinde “ tüketici onarım hakkını kullanmışsa garanti süresi içerisinde sık sık arızalanması nedeniyle maldan yararlananamamanın süreklilik arzetmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hallerinde 4. maddede yer alan secimlik haklarını kullanabilir , satıcı bu talebi red edemez. Tüketicinin bu talebeninin yerine getirilmemesi durumunda satıcı , bayii, acenta , imalatcı- üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur .........” hükmü mevcuttur. Yine Sanayi ve Ticaret bakanlığı tarafından 4077 sayılı yasanın 13. ve 31. maddesindeki düzenlemeler doğrultusunda garanti belgesi uygulama esaslarına dair yönetmelik çıkarılmış ve 14.6.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmeliğin 14. maddesine tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malin tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren  belirlenen garanti süresi içinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde aynı arızanın ikiden fazla tekrarlaması veya  farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının altıdan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanmamayı sürekli kılması tamiri için , azamı süresinin aşılması, firmanın servis istayonunun , servis istayonunun mevcut olmaması halinde sırası ile satıcısı, bayii, acentesi ,temsilciliği, ithalatçısı veya imalatçı- üreticisinden birisinin düzenleyeceği raporla arızanın tamirinin mümkün bulumadığının belirlenmesi durumlarında tüketici malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimini talep edebilir..............” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yine yönetmeliğin 6. maddesinde malın azami tamir süresi 30 gün olarak belirlenmiştir.

Davanın kabulü ile dava konusu 34 … .. Plaka sayılı .. …… marka 1.6 FSİ Comfortline tipi 2008 model aracın ayıplı olduğunun tespitine, ayıplı malın davacı tarafından davalı satıcıya iadesine, davacının ayıplı mala ödediği 49.606,29 TL nin aracın iade tarihinden itibaren değişken yasal faiz oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak işlemiş faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermk gerekmiştir.

Katip                                                              Hakim

 

 

T.C.
YARGITAY
13. Hukuk Dairesi

 

ESAS NO        : 2010/16630

KARAR NO   : 2011/6312                    Y A R G I T A Y   İ L A M I

 

 

MAHKEMESİ : İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi

TARİHİ           : 27/07/2010

NUMARASI    : 2010/203-2010/563

DAVACI         : N.E  vekili avukat Yusuf  Ayık

DAVALI         : 1-……. Otomotiv  Gayrimenkul Alım Satım  İnş. Müt. San.  ve  Tic. Ltd. Şti.

                     2-…. Otomotiv   Servis  ve  Tic. A.Ş.  vekili avukat …

 
        Taraflar arasındaki ayıplı mal, bedel iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne  yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

 

                                                          K A R A R

        Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan her iki tarafın bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.214.60 TL. kalan harcın davalıya yükletilmesine,  20.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan V.                            Üye                     Üye                        Üye                   Üye 

F.E.Kabasakal               M.A.Esmer            M.K.Tunç              C.İlgün                  A.S.Erkuş 

 

 

Davalı   :                                                                                Davacı:

73.90    TL T.B.H                                                                    (Muaf)

2.964.60 TL O.H.                   

750.00 TL P.H.                        

2.214.60  TL Kalan                

 

 

Okundu                                                                                                          AY

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

 

 

 

T.C.
İSTANBUL 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

 

Karar Özeti:

Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan ayıplı mal davasının yapılan açık yargılama sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 14.12.2005 tarihli fatura ile 2006 model ……………….. marka ve model, duman grisi, ……………… üretim nolu, …………………….. şasi nolu, ……………….. motor nolu, ……………… plaka no’lu otomobili satın aldığını, müvekkilinin aracı kaportasında bulunan ve tavan, arka kısım, kaput ve diğer muhtelif yerlerinde  ortaya çıkan çok sayıda kabarıklık ve lekelenmelerin oluştuğunu, direksiyon milli ve direksiyon kolunda yoğun paslanma olduğunu ve direksiyonda anormal seslerin oluştuğunu, müvekkilinin bu arızaları sürekli davalı firmaya bildirdiğini, davalı firmanın aracı incelediğini ve arızaları kendisinin de  tespit ettiğini, davalı firmanın arızaları tespit etmesine rağmen aracı yenisi ile değiştirilmesini kabul etmediğini bunun yerine sürekli onarım teklif ettiğini,ancak müvekkilinin aracı yeni ile değiştirilmesini talep ettiğini, bu nedenle Tüketici Sorunları İI Hakem Heyetine başvuruda bulunduğunu,il hakem heyetince bilirkişi incelemesinin yaptırıldığını ve incele sonucunda aracın ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, il hakem heyetince aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde karar verildiğini beyanla ayıplı ………………. model otomobilin ayıptan ari 0 km yenisi ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda davacının iddia ettiği şekilde boya probleminin satım alım sırasında mevcut olmadığını, davacının imzaladığı teslim ve tesellüm tutanağından açıkça anlaşıldığını, araçta iddia olunan hususların 0 km satın alınmış bir araç için mümkün görülen hususlar olmadığını, araçta iddia edilen lekeler mevcut ise davacının aracını satın alırken bu lekeleri fark edememiş olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacının araçta üretim kaynaklı bir ayıbın bulunduğu yönündeki iddiasını kanıtlayamadığını, araçta sonradan dış etken kaynaklı sebeplerden oluşabileceğini beyanla davının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karara verilmesini talep etmiştir.

Tüketici Sorunları İI Hakem Heyeti Başkanlığına ait ilgili dosya örneği mahkememizce getirtilmiştir. Hakem Heyetince 26.06.2006 tarih ve ………………….. sayılı kararda ‘’…4822 Sayılı ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin korunması Hakkında kanun’un 4. maddesi gereği ;Tüketici sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin 19.maddesi uyarınca; fotokopisi ekli-bilirkişi raporunun incelenmesinden; şikayet konusu aracın ayıplı olduğunun tespitine; tüketicinin talebinin kabulüne, tüketicinin talebi doğrultusunda aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine katılanların oy birliğiyle karar verildi…’’

Yönünde karar verildiği görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Bilirkişi raporuyla da belirlendiği üzere araçtaki boya kusuru ve direksiyondaki korozyon ve direksiyondan ses gelme problemi araçta halen mevcut olup kullanıcı hatası olmayan bu durum araçtaki gizli ayıptır ve davacı tüketici aracın değiştirilmesi talebinde haklıdır. Bu nedenle davanın kabulüne karara vermek gerekmiştir.

*Bu mahkeme Kararı Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nce onanarak kesinleşmiştir.

 

 

 

T.C.
TARSUS
ASLİYE (2) HUKUK MAHKEMESİ
(TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATI İLE)

 

Türk Milleti Adına

GEREKÇELİ  KARAR

         Yukarıda tarafları ve konusu belirtilen dava ile ilgili olarak 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesi gereğince Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde aşağıda gerekçesi  yazılı hükme ulaşılmıştır.

DELİLLER   : İddia,savunma,taraf tanıkları,bilirkişi incelemesi ve raporları ile dosyadaki bilgi ve belgeler.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

         İddia savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından oluşan vicdani kanaate göre taraflarını delillerini sunmaları için imkan tanınmış, sunulan deliller toplanarak duruşmada incelenmiştir.

         Dosyaya sunulan Fatura servis fişleri ile tüm bilgi ve belgelerden davacının 02.12.2005 tarihinde 43.856,30.-Euro karşılığında (70.183,24.-YTL) bedelle 2006 model … 316İ Sedan Marka 33 .. … plaka sayılı aracı davalı şirketin Tarsus şubesinden aldığı anlaşılmıştır.

         Dinlenen davacı tanıkları ayrı ayrı alınan beyanlarında davacıya ait aracın sık sık arıza yaptığını, davacının defalarca servise teslim ettiğini, buna rağmen arızanın giderilemediğini, aracın direksiyon yağ pompasından gürültü geldiğini, aracın lastiğinin değiştiğini, ayrıca servis müdürünün de araç tamir edilmediği halde 30 günlük tamir süresini geçirmemek için formaliteden aracın tamir edildiğine dair evrak düzenlediğini beyan etmişlerdir.

         Manevi tazminat talebi feragat nedeni ile reddedilmiştir.

         Araç lastik bedelinden dolayı açılan dava ise davacı tarafın lastiği değiştirdiğini iddia ettiği 11.09.2007 tarihinde herhangi bir tespit yaptırmaması, dosya içerisinde bulunan teknik bilirkişi Münir Aksungur tarafından verilen raporlardan 22.12.2008 tarihli rapordan lastiğin 1 defa patladığında ne kadar kullandığını bilmenin mümkün olmadığı ve tamiri yapılmaksızın değişmesi gerektiği bildirildiğinden hayatın olağan akışına göre bir aracın lastiğinin 0 dahi olsa patlama ihtimalinin bulunduğu, buradan da davacının lastiğinin patlaması nedeni ile de lastiğinin özelliğinin kaybetme ihtimali bulunduğundan lastik bedeli yönünden davalının sorumluluğu ispatlanamadığından lastik bedeline ilişkin dava reddedilmiştir.

         Alınan bilirkişi raporu ile örtüşen dosya kapsamından davaya konu aracın ayıplı bir araç  olduğu anlaşılmıştır.

         Davalı taraf hak düşürücü süre geçtiği itirazında bulunmuş ise de faturanın 02.12.2005 tarihinde tanzim edildiği, davanın ise 25.09.2007 tarihinde açıldığı, kaldı ki davacı tarafından Tarsus 3.Noterliğinin 28.08.2007 tarih 4821 nolu ihtarnamesi ile davacı taraf malın ayıplı olduğuna ilişkin davalı tarafa ihtar çektiği anlaşıldığından davalının bu yöndeki itirazları reddedilmiştir.


         Talep doğrultusunda kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır.

         Lastik bedeli ile manevi tazminat talebi reddedildiğinden bu nedenle yapılan masraflar davacı üzerinde bırakılmış, kabul edilen hususlarda yapılan masraflar ise davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kendisini vekil ile temsil eden taraflar lehine kabul red durumuna göre vekalet ücretine hükmedilmiştir.

         Aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM                                                                 : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere

         1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;



- KESİNLEŞME ŞERHİ -

 

                  Mahkememizden verilen işbu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 10.12.2009 gün ve 2009/11072-14546 E.K. sayılı ilamı ile Onanmasına karar verilmiş, mahkememiz kararı tashihi karar edilmekle Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 23.06.2010 gün ve 2010/3085-9216 E.K. sayılı ilamı ile Karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiş olup, mahkememiz kararı  23/06/2010 tarihinde kesinleşmiştir. 16/09/2010

 

   Katip96706                                                       Hakim 39619

 

 

 

T.C.
İSTANBUL
4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

 

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO        : 2009/816 Esas

KARAR NO    : 2009/636

HAKİM           :

KATİP            :

 

DAVACI         : … …

VEKİLİ           :

DAVALI         : 1- ….. OTOMOTİV TİC AŞ -

VEKİLİ           : Av.

DAVALI         : 2- …. OTOMOBİL FABRİKASI AŞ - İSTANBUL

VEKİLİ           :

DAVA : Ayıplı Mal

DAVA TARİHİ           : 05/05/2009

KARAR TARİHİ        : 29/12/2009

Mahkememizde görülmekte bulunan ayıplı mal davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Araçtaki ayıbın sorumlusu satıcı, ithalatcı ve üretici firmalardır olayda 4077 sayılı yasanın 13. ve buna dayanılarak çıkartılan tebliğin 14. ve 6. maddesindeki koşulların oluştuğu sonucuna varılarak, Davanın  kabulü ile dava konusu 16 ..  …  plaka sayılı F… G… P.. marka 1.3 MJD S1 tipi 2007 model aracın ayıplı olduğunun tespitine, ayıplı malın davacı tarafından satıcı firmaya iadesine, davacının ayıplı mala ödediği 27.805,90 TL nin aracın iade tarihinden itibaren değişken yasal faiz oranı uygulanmak suretiyle , hesaplanacak işlemiş faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM  /- Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davanın  kabulü ile dava konusu ……..aracın ayıplı olduğunun tespitine, ayıplı malın davacı tarafından satıcı firmaya iadesine, davacının ayıplı mala ödediği ……….TL nin aracın iade tarihinden itibaren ……. hesaplanacak işlemiş faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

…………

Dair davacı vekili ile davalı … Aş vekilinin yüzlerine karşı davalı … Tic. Aş vekilinin yokluğunda Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2009

           Katip                                                                                             Hakim 26004

 

 

T.C.
İSTANBUL
4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO        : 2009/343 Esas

KARAR NO    : 2009/642

HAKİM           :

KATİP            :

 

DAVACI         :

VEKİLİ           :

DAVALILAR : 1- ….. PAZARLAMA VE SATIŞ AŞ -

VEKİLİ           :

                        2- …… OTO SATIŞ VE SERVİS TİC AŞ - İSTANBUL

VEKİLİ           :

DAVA : Ayıplı mal

DAVA TARİHİ           : 22/06/2009

KARAR TARİHİ        : 29/12/2009

Mahkememizde görülmekte bulunan ayıplı mal davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,


GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Araçtaki Ayıbın sorumlusu satıcı, ithalatcı ve üretici firmalardır olayda 4077 sayılı yasanın 13. ve buna dayanılarak çıkartılan tebliğin 14. ve 6. maddesindeki koşulların oluştuğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 34 .. … plaka sayılı … marka 1.6 Comfort M/M tipi 2008 model aracın ayıplı olduğunun tespitine , ayıplı malın davacı tarafından davalı satıcıya iadesine, dava konusu araçtaki hasar nedeni ile oluşan 2.000 TL değer kaybının mahsubu ile davacının ayıplı mala ödediği 32.169.99 TL nin aracın iade tarihinden itibaren değişken yasal faizi oranı uygulanmak sureti ile hesaplacak işlemiş faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine davacının fazlaya yönelik isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davanın kısmen kabulü ile dava konusu 34 .. …. plaka sayılı … … marka 1.6 Comfort M/M tipi 2008 model aracın ayıplı olduğunun tespitine , ayıplı malın davacı tarafından davalı satıcıya iadesine, davacının ayıplı mala ödediği          TL nin hesaplacak işlemiş faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine davacının fazlaya yönelik isteminin reddine,

Dair davacı vekili ile davalı … Oto Servis A.Ş vekilinin yüzlerine karşı davalı … A.Ş vekilinin yokluğunda  Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2009

Katip                                                                                                  Hakim 26004

 

 



T .C.
İSTANBUL
4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2009/1131 Esas

KARAR NO : 2010/180

HAKİM :

KATİP :

DAVACI : ….

[VEKİLİ] : Av.

DAVALI : 1- …. OTOMOBİLCİLİK SAN VE TİC AŞ

[VEKİLİ] : Av.

DAVALI : 2- … OTOMOTİV SAN A.Ş. -

[VEKİLİ] : Av.

DAVA : Ayıplı Mal

DAVA TARİHİ : 30/12/2009

KARAR TARİHİ : 12/03/2010

Mahkememizde görülmekte bulunan Ayıplı mal davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davadan feragat H.U.M.K. nun 9l.ve 95. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. H.U.M.K. nun 15l. Maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de H.U.M.K. nun 151. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tesbit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ,davacının, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin 12.03.2010 tarihli oturumdaki beyanları göz önüne alınarak davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının feragatı nedeniyle davanın reddine,

2-4077 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

3- Davalılar vekilleri yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediklerinden bu konuda karar oluşturulmasına yer olmadığına,

Dair davacı ve vekili ile davalılar vekillerinin yüzlerine karşı Yargıtay yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi .12/03/2010

Katip                                                                       Hakim26004

 

 

 

T.C.
İSTANBUL
4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO        : 2009/772 Esas

KARAR NO    : 2010/838

HAKİM           :

KATİP           :

DAVACI         : A.K

VEKİLİ           : Av.

DAVALI         : … … OTOMOBİL FABRİKASI A.Ş. - Zincirlikuyu Merkez/ İSTANBUL

VEKİLİ           :Av.

DAVA            : Bedel İadesi

DAVA TARİHİ           : 19/11/2008

KARAR TARİHİ        : 09/12/2010

 

Mahkememizde görülmekte bulunan Bedel İadesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
 

Somut olayın bu hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir . Davacının davalıdan 22.01.2008 ve 24.01.2008 tarihli faturalarla satın aldığı aracın 28.08.2008 ve 10.09.2008 tarihlerinde ön aks rulmanının arızası nedeni ile yetkili servise götürüldüğü, aracın arızalı olduğuna dair tespit yapılmadığı ve aracın aynı günlerde işlem yapılmadan davacıya teslim edildiği, aracın 15.10.2008 tarihinde aynı arıza nedeni ile yetkili servise teslim edildiği, onarımının yapılmasından sonra aracın 01.11.2008 tarihinde teslim alınabiledceğinin davacıya bildirildiği, 2. Ve 3. iş emirlerinin aracın aynı kilometresinde düzenlendiği dosyadaki servis kayıtları 12.11.2009 havale tarihli ek bilirkişi raporu ile sabittir. Hal böyle olunca 2. Ve 3. iş emirleri düzenlendiği sırada aracın hiç kullanılmamış olduğu anlaşıldığından tekrar eden arızadan da söz edilemez. Yetkili servis tarafından düzenlenen  belgelerde arızanın açıkça belirtilmediği anlaşılmıştır. Teknik olarak aynı arızanın tekrarladığı yolunda somut, net ve açık teknik verilere dayanılması gerekir. Aynı arızanın tekrar ettiğinin kabulü için meydana gelen arızanın garanti süresi içinde önce onarılması onarılmış olan parça ya da arızalı kısmın onarımını takip eden belirli bir kullanım süresi sonrasında yeniden arızalanması gerekmektedir. Araçtaki arızanın yetkili servis tarafından süresi içinde giderildiği anlaşılmıştır.   .Aracın  arızalanması üzerine davacı yetkili servise başvurmuş ve secimlik hakkını ücretsiz  onarımdan yana kullanmıştır. Bilirkişi incelemesi sırasındada araçta arıza bulunmadığı tesbit edilmiştir.  Garanti belgesi uygulama esaslarına dair  yönetmeliğin 14. maddesinde belirtilen şekilde garanti süresi içinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana  gelmesi söz konusu olmadığından davacının tercihini ücretsiz onarımdan yana kullanmış olması nedeniyle  4822 sayılı yasanın 4. ve garanti belgesi uygulama esaslarına dair yönetmeliğin 14. maddesine göre bedel iadesi isteminin yasal koşulları oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.    

HÜKÜM/Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1-  Davanın reddine,

2- 4077 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına,

3- Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği … vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4- Davcı tarafından yapılan yargılama giderlrinin üzerinde bırakılmasına,

    Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 09/12/2010

 

Katip135254                                                                 Hakim 26004



Yukarıdaki kararı Yargıtay tüketici lehine bozmuştur.  Gerekçeli bozma kararı aşağıdadır.

 

 

 

T.C.
YARGITAY
13. Hukuk Dairesi

ESAS NO : 2012/4836

KARAR NO : 2012/8566 Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi

TARİHİ : 09/12/2010

NUMARASI : 2009/772-2010/838

DAVACI : Aylin Kenar vekili avukat Yusuf Ayık

DAVALI : T.. T… Otomobil Fabrikası A.Ş vekili avukat N.Ö

Taraflar arasındaki bedelm iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Aynı şikayet ile ilgili önceki başvurularda servis tarafından bir işlem yapılıp yapılmaması sonuca etkili değildir. Davalının oyalamaları hukuken himaye edilemez. Araçtan sürekli yararlanamamanın gerçekleştiği, böylelikle sözleşmeden dönme şartının oluşmuş olduğu anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 28.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

      Başkan           Üye          Üye         Üye           Üye

      A.Alkan          H.Kara       N.Şatır     M.Duman       M.K.Tunç

Okundu KA.

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.



Bu karara yerel mahkeme tarafından direnilmiştir.

Dikkat: Yukarıdaki makalenin tüm hakları saklıdır (© Hukuk Makaleleri/ Tüketicinin Tercih Hakkı -2011). Makale veya makalenin herhangi bir kısmını veya Mahkeme Kararlarını, herhangi bir iletişim ortamında (internet, basın veya yerel ortamlar) veya mahkeme dava dosyalarında Av.Yusuf Ayık'tan yazılı izin alınmadan kullanılamaz. Aksi durumlar emeğe saygısızlık ve 5846 sayılı Fikir ve San. Es. Kanunu'na muhalefet anlamına geleceği gibi uğranılan zararlar nedeniyle de herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.

Makaleler